Anasayfa » Aktüel » 56 Yıllık Fuji Xerox Birlikteliğinden Dev Ortaklığa

56 Yıllık Fuji Xerox Birlikteliğinden Dev Ortaklığa

Xerox Türkiye Genel Müdürü Burak Özer, Fuji Xerox birleşmesini değerlendirirken iki grup arasında halihazırda 56 yıldır devam eden birlikteliği (Fuji Xerox Co., Ltd. – Japonya) bir nişanlılık dönemine benzetiyor ve Şubat başında açıklanan işbirliğini nişanlılık sonrası bir evlilik olarak tasvir ediyor.     

Xerox Türkiye Şubat ayı başında bir duyuru ile Xerox – Fuji birleşmesinin anonsunu yapmıştı. Hemen bir önceki sayfada görebileceğiniz bu açıklamaya paralel olarak Xerox Türkiye Genel Müdürü Burak Özer’den anlaşmanın Türkiye pazarına yansımalarını ve Xerox’un yeni haberlerini almak üzere bir araya geldik.

Özer, “Fuji ile olan bu birlikteliği önemsiyor, Xerox olarak pozitif bir gelişme şeklinde yorumluyoruz. Fuji ve Xerox birlikteliği ile birlikte 18 milyar dolarlık bir pazar doğacaktır. Bu birlikteliğin nihai sonucu olan şirket, pazarda lider bir konumda yer alacaktır” dedi.

 

Yeni Fuji Xerox ilklere imza atacak!

Rakamlarla yeni Fuji Xerox ortalığı –ki henüz bir isim konulmuş değil, inovasyonda ve yenilikte sınırları zorluyor. Geniş ölçekte Fuji Xerox’un 180’den fazla ülkede var olarak, ekipman cirosunda lider olması bekleniyor. Bu birliktelikle 120 milyar dolar iş imkânı ve 18 Milyar Dolar üzerinde bir ciro sağlanacak. Üst düzey inovasyonda ise 1 Milyar Dolar Ar-Ge yatırımı, 6 inovasyon merkezi, 6 bin 600’den fazla çalışan bilim insanı ve 18 bin 880 patent ile yeni Fuji Xerox güçlü bir profil çiziyor. İşin finansman ayağında da veriler olumlu yönde. 2020’de tekrar büyüme göstermesi hedeflenen şirketin, yılda 1,7 Milyar Dolar üzerinde tasarruf sağlaması, 2022’de çift haneli operasyon kârı yakalaması ve 2020’de 1,5 Milyar Dolar serbest nakit akışı gerçekleşmesi bekleniyor.

Bu veriler ışında inovasyona özellikle vurgu yapan Özer, her yıl büyümesinin yüzde 1 ila 2’sini inovasyona harcayan Xerox’un, yeni yapılanma ile birlikte büyümesinin ikiye katlanması nedeniyle inovasyona yapılan yatırımın ciddi oranda artacağına dikkat çekti.

İlklere imza atmaya hazırlanan Fuji Xerox, son dönemlerin en ses getiren birlikteliği olmasıyla da konuşuluyor. Yeni inovasyonlarla birlikte pazara yaklaşımlarının da farklı olacağını söyleyen Özer, “Fuji Xerox olarak önümüzde bir, iki yıl var. Sonrasında pazara yeni teknolojiler ve iş yaklaşımları sunuyor olacağız. Bu süreç bizi çok heyecanlandırıyor. Piyasaya fayda sağlayacak ve piyasayı geliştirecek yenilikler sunacağız. Müşterilerin yakaladığı maliyet tasarrufu ise yatırım olarak geri dönecektir” açıklamasında bulundu.

 

Xerox, inkjet pazarında da iddialı!

Elektrofotografinin mucidi Xerox iken, inkjet denince akla ilk gelen isim ise Fuji. Pazar payları ve teknolojileri noktasında çok fazla kıyaslanan inkjet ve tonerin yani Fuji ve Xerox’un birleşmesinden ortaya çıkacak bir güçten mi yoksa teknolojik olarak bir yenilenmeden mi bahsetmenin daha doğru olduğunu sorduğumuz Özer, konuyu şöyle yorumladı;

“Her iki sonuçtan da bahsetmek mümkün. Ayrı ayrı olan pazarlarda farklı olan ürünlerle ortak bir payda buluşulmasından dolayı bir güç birlikteliği var. Yatırımda, büyümede ve Ar-Ge tarafına harcanan bütçede yaşanacak olan artış inovasyonu da getirecektir.”

 

Geleceğin inkjette olduğuna inanan Xerox, yüksek hacimli baskılarda her zaman maksimum performans sunarken, düşük hacimlilerde daha fazla maliyet avantajı sağlıyor. “Bundan dolayı geleneksel ofset baskıda yüksek hacimli baskılar için rakiplerimize yer bırakıyorduk” diyen Özer, rakiplerine bu alanda avantaj vermemek için yüksek hızlı ve düşük maliyetli inkjet Brenva, Trivor ve onun üst versiyonu olan makinelerini pazardan pay alabilmek için piyasaya sürdüklerini açıkladı.

 

Bu noktada Türkiye’deki satışların buna izin vermemesi ve hacimlerin tam tersi yöne doğru gitmesinin büyümede en büyük yavaşlatıcı etken olduğunu da savunan Özer, “Bu durum aslında bizim açımızdan başka bir avantaj da oluşturuyor. Düşen tirajlar, toner bazlı makinelerin daha çok kullanılmasını sağlıyor. Bu böyle devam etmeyecek ve zaman içerisinde hacimler artış gösterecektir. Hacimler arttıkça Brenva gibi Rialto gibi makinelere ihtiyaç duyulacaktır. Nitekim dünyada bu makineler ciddi bir pazar payına sahip. Türkiye’de de hacimlerin artmaya başladığı gün bu makinelerin ofset makinelerine karşı çok rekabetçi olacağını düşünüyorum. Xerox’un o pazarda pay almak istemesinin sebebi de maliyetleri düşürmek, ofset maliyetlerine yüksek hacimde yanaşmak ve dijital kolaylığı sağlayabilmek. Türkiye’de bunu başarabileceğimize inanıyorum” dedi.

 

Xerox ilk 500 içindeki yükselişini sürdürüyor

Xerox açısından Türkiye pazarını değerlendirirken; göreve başladığı dört yıl öncesinde en küçük yazıcıdan en büyük yazıya kadar baz alındığında Türkiye pazarı 600 bin adetten fazla iken, 2017 yılı sonunda pazarda yaşanan yüzde 50 oranındaki daralma ile 300 bine düştüğünü ve bunun marka bağımsız genel bir istatistik olduğunu ifade eden Özer, “Bu durum kafalarda bir soru işareti oluşturuyor. Baktığınızda Türkiye bu sene yüzde 7 oranında büyüdü. 2016’nın üçüncü çeyreğinde yaşanan daralma dışında hep büyümeye devam etti. Bakış açımızı yazıcı pazarından IT pazarına genişlettiğimizde ise, her sene açıklanan dijital 500’ün içerisinde Xerox Türkiye 2013 yılında 59. sıradaydı. Bu pazar payına daralmasına ciromuz TL bazında büyüyor ama dolar bazında daralıyor. 2016 yılı sonunda ise Xerox 47. sıraya çıkmıştı. Oracle, Microsoft, Türk Telekom ve Vodafone gibi firmaların olduğu bir pazarda Xerox üst sıralarda yer aldı. Bu demektir ki, Türkiye’de dijital IT pazarında bir problem var. Son 4 yıldır bizim pazarımızda bir daralma yaşanıyor.”

 

Xerox olarak kendi perspektiflerinden bakıldığında daralan pazarda büyüme kaydettiklerini dile getiren Özer, “Xerox yönetilebilir baskı hizmetlerini dünyada ilk kez pazara getiren şirkettir. Bundan 4 sene önce bir dönüşüme girerek yönetilebilir baskı hizmetlerimizi iş ortağı seviyesine indirdik. Müşterilerinize ‘hizmet satın!’ felsefesini getirdik. Bu sistemin olumlu geri bildirimlerini aldık. Ofislerin kullandığı A3 ve A4 ürünlerinde büyümeyi başardık. Bunun üzerine ihaleler de eklenince istenilen bir pazar payına ulaşıldı. A4’de de kutu ve toner satışı felsefesinden yavaş yavaş çekilmeye başladık. Bunun en büyük sebebi Türkiye pazarının doluma çok açık olmasıdır. Normal şartlarda makineye yatırım yaparak belli bir zararda satış yapsanız bile, tüketici gelirlerinden bunu bir yıl içerisinde kompanse ediyordunuz. Türkiye’de bunu test ettik ve tüketim gelirlerinin beklenen seviyelerde olmadığını gördük. Bu nedenle yönetilebilir baskı hizmetleri müşteriye de daha cazip geliyor. Biz yatırımlarımızı uzun vadeli sözleşmelerle hizmet tarafına yapma kararı aldık. Özetle A4 pazarında beklediğimiz noktadayız, A3 pazarında ise iyi bir konumdayız.”

 

Versant modeli yenilendi!

Bu yıl Versant 2100 modelinin 3100’e güncellenmesi ile ivme yakalayan Xerox, düşük kapasiteli baskı ile yüksek hacimli baskı yatırımları arasında kalan orta kapasiteli baskı için daha uygun yatırım maliyetlerine olan talebi karşılayabiliyor. Bu pazarda Versant 3100 ve Versant 180 ailesi ile boşluğu dolduran Xerox, iGen’in konumlandığı grafik pazarında liderliğini koruyor. Globalde de resim çok farklı değil. Türkiye’ye benzer bir durum söz konusu.

 

Yeni iş geliştirme modeli geliyor

Türkiye’de dijital baskı ile yapılabilecekleri ilk kez anlatan şirket olduklarını, tüm bu anlatılanların Xerox için gerçek müşteriler içinse bir hayal gibi göründüğünü söyleyen Özer, bu iş geliştirme çalışmalarını artık tüm tedarikçilerin yaptığını, Xerox’un ise bu yıl ilk kez hayata geçirecekleri yeni eğitim sistemi ile iş geliştirmeyi bir adım ileri taşıyacaklarını anlatıyor:

“Çalışan makinalardaki müşterilerimize özel eğitimler vereceğiz. Yeni anlaştığımız Dubai bazlı bir firma ile anlaştık. Türkiye’de eğitim sunacağız. Eğitimin içeriği ‘makinadan ne üretebilir ve bunu nasıl satabilirsiniz’ üzerinedir. Müşterilerimize cazip pazarlara açılmaları noktasında ve makineyi doğru ihtiyaçla buluşturmaları noktasında destek olacağız. Bunun da bir ay içinde anonsunu yapacağız.”

 

Ana hedef servisi büyütmek!

Xerox’un ana hedefini servisi büyütmek şeklinde ifade eden Özer, “Bunu iş ortakları ile gerçekleştirmek ve KOBİ pazarına yönelmek istiyoruz. Şimdiye kadar servis işi büyük müşteriler ile Xerox arasında geçiyordu. Pazarın geri kalan yüzde 70’lik kısmına haksızlık oluyordu. Biz bu hizmeti herkese fayda sağlayacak bir noktaya getirmek yönünde çalışmalarımız var. Aynı şeyi yüksek hacimli makinelerde de yapmak istiyoruz. Yatırım yapmak isteyen yatırımcılara imkânlar sağlayacağız. Pazarın dönüşümü de burada, iş ortaklarımıza sunduğumuz felsefe net. ‘Makine satarak değil, servis satarak başarılı olabilirsiniz’ ilkesini benimsetmeyi amaçlıyoruz” diyerek küçük işletmelere yayılmayı da planladıklarını paylaştı.

 

#Xerox #BurakOzer #FujiXerox #versant #inkjet #elektrofotografi