Anasayfa » Aktüel » Ajandada Düşüş Var, Takvim Etkilenmiyor

Ajandada Düşüş Var, Takvim Etkilenmiyor

Yaşar Kaymakçıoğlu: “Duvardaki takvimi görmeden işlerimizi planlayamıyoruz. Bunu ayrıca arkadaşların belirttiği genel satış rakamlarından da görebiliyoruz. Ancak ajandanın etkilediğini söyleyebilirim.”

H. ANIL ANALAN – Ajanda üreticisi Ayşar Ajanda Matbaacılık Promosyon şirketi yöneticisi Yaşar Kaymakçıoğlu’na sektörün son durumunu sorduk. Takvim ve ajanda talebine dair değerlendirmelerini sorduğumuz Kaymakçıoğlu, ürün çeşitliliğindeki artışa dikkat çekiyor. Takvimin vazgeçilemez olduğunu anlatan Kaymakçıoğlu’na göre ajanda talebinde sürekli bir düşüş görülüyor:

matbaa&teknik: Şirketinizin yeni yıla yönelik takvim ve ajanda üretiminden bahseder misiniz? Ne tür ürünler hazırlıyorsunuz?

Yaşar Kaymakçıoğlu: Bu sene takvime fazla ağırlık vermemeye karar verdik. Onun yerine tarihsiz ajanda dediğimiz, lastikli defterlerin üretimine ve ithalatına ağırlık verdik. Bunlarda da yaklaşık 7-8 değişik ebatta ürünler koleksiyonumuza girdi. Bunların haricinde, geri dönüşümlü ya da doğa dostu dediğimiz ürünleri de bünyemize kattık. Bunlardan da yaklaşık 14 farklı çeşit ürün var, onlar da kendi aralarında renklerine ayrılıyor. Bunu sene çok kalabalık bir ürün gamımız var. Ajandaların etrafına pek şu ana kadar bilinmeyen sprey boyayla boya yapıyoruz. Bu daha önce lastikli defterlerde vardı şimdi ise ajandalarda var. Bunların haricinde önceden de belirttiğim gibi geri dönüşüme bu sene biraz ağırlık verdik. Yeşil üretim dediğimiz üretim tarzı maliyet olarak biraz yüksek, bu alandaki bazı şeyleri de ithal etmek zorunda kaldık. Geri dönüşümlü ürün kapsamında bir de kalem ürettik; bu renkli bir geri dönüşümlü kalemdi. Geri dönüşümlü kâğıttan üretilmiş kalemlerin üzerine renk yaptık. Ajandalarla, lastikli defterlerle uyuşan renklerde kalem de ürettik. Ürün gamımızı bu şekilde genişletmeye çalıştık.

matbaa&teknik: Bu ürünlere en çok hangi ülke ya da şehirlerden talep geliyor? Yurtdışından da talep alıyor musunuz? Yurtdışına yönelik pazarlama faaliyetiniz var mı?

Yaşar Kaymakçıoğlu: Yurtdışından talep alıyoruz ancak yurtdışına yönelik pazarlama faaliyetimiz yok. Biz üretip satıcıya satıyoruz. Fuarlara katılıyoruz ve piyasada eskiden gelen bir bilinirliğimiz var, bunun haricinde bir pazarlama bölümümüz yok. Ürünlerimizi ülkelere göndermiyoruz, ürünlerimize talip olanlar gelip buradan teslim alıyor. Fiyatlandırma konusunda ise onlara çok uygun fiyatlar sunuyoruz, bu ilişkileri yazışarak yönetiyoruz. Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Bulgaristan gibi ülkelerden ürünlerimize talep geliyor. Diğer yandan Azerbaycan ve Gürcistan gibi ülkelere de ürünler veriyoruz ama dediğim gibi müşteriler ürünleri gelip buradan alıyor.

matbaa&teknik: Elektronik ürünler, cep telefonu, tablet vs. takvim ya da ajanda kullanımını etkiledi mi?

Yaşar Kaymakçıoğlu: Takvimi etkilemedi çünkü böyle bir alışkanlığımız var. Duvardaki takvimi görmeden işlerimizi planlayamıyoruz. Ben bilgisayar ve telefonu da aktif olarak kullanan bir ajandacı olarak ofisimde sağımda ve solumda olmak üzere iki tane takvim bulunduruyorum. Buradan da şunu çıkartıyorum; ben bırakamadıysam kimse de bırakamamıştır. Bunu ayrıca arkadaşların belirttiği genel satış rakamlarından da görebiliyoruz. Ancak ajandayı etkilediğini söyleyebilirim. Ajandanın Türkiye çapındaki üretimine ve ithalatına baktığımız zaman her yıl düşüş olduğunu görebilirsiniz. Ama bunun yerine de satılacak ürünler çıkıyor.

matbaa&teknik: Takvim ve ajanda promosyonunun azaldığını belirttiniz. Siz bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz? Yerine geçen başka ürünler var mı?

Yaşar Kaymakçıoğlu: Yerine geçen ürünler oldu. Geri dönüşümlü ürünler var, lazer baskı yeniden moda oldu, hizmet de diyebiliriz buna. Kalem, defter vb. promosyonel ürünlerin üzerlerine yaptığımız firma baskılarının, bu eskiden sıcak baskıydı, klişe baskıydı ya da tampon baskıydı, yanına lazer baskı ilave oldu çünkü lazer baskının avantajı kişiye özel isim yazabilme kabiliyeti olduğundan yeni hizmet ürünü olarak ön plana çıktı.

matbaa&teknik: Takvim ve ajanda üretimi matbaanızın ne kadarlık bir iş potansiyelini oluşturuyor? Asıl iş olarak başka bir alana yönelme niyetiniz var mı? Yeni yıl ürünleri dışında ne gibi ürünler üretiyorsunuz?

Yaşar Kaymakçıoğlu: İş potansiyeli olarak bu üretimler en fazla yüzde 30’unu oluşturuyor. Bu oranın üstüne çıktığını sanmıyorum. Hem rekabet edebilme hem de ürün çeşidi yapabilme adına bu kadar fazla ürünü kendi bünyemizde üretmemiz mümkün değil. Kendi ürettiğini söyleyenlere de pek itimat etmem. Ya fason yaptırılır ya da ithal edilir genelde, ben de kenarları oval, köşeleri radiuslü diye tabir ettiğimiz ajandalar, defterler ve notluklar üretip satıyorum ve bunlar üç senedir büyük bir trend oldu. Oval köşeli ürün üretebilme kabiliyeti bende yüksek çünkü makinesi bende var. Raidüslü oval köşeli yapabilen makine bazı büyük firmalarda da var. Ben de bu makineye sahip olmama rağmen bu makineyi tam kapasiteli çalıştırmıyorum. Dolayısıyla kendi imalatlarımızda yüzde 30 ve altında seyrediyoruz. Ancak 3 sene önceye göre ürün çeşidimiz yüzde 200 arttı. Başka bir alana kaymayı da düşünmüyorum. Bu işle ilgilenmem zaten yılın geniş bir kısmını kapsıyor. Baktığınızda sadece iki ay çalışıyormuş gibi gözüksek de aslında tüm yılı kapsıyor.

matbaa&teknik: Ajanda ya da takvim üretiminde kişiselleştirme talebi alıyor musunuz?

Yaşar Kaymakçıoğlu: Bir hayli talep geliyor ve hali hazırda da yapıyoruz. Bu işle ilgili değişik özellikleri olan baskı makineleri getireceğim. Yakın zamanda bu makineler gelmiş olacak.

matbaa&teknik: Diğer promosyon ürünleri ilgili de görüşlerinizi paylaşır mısınız? Yeni ve az görülmüş ürünler ilgi topluyor mu? Sizin bu konuda faaliyetleriniz var mı?

Yaşar Kaymakçıoğlu: Aslına bakarsanız yeni ürünler fazla rağbet görmüyor. Ne kadar fonksiyonel olursa olsun, ne kadar yeni olursa olsun ürünlerin pazarda bir göz aşinalığı kazanma süreci var. Çünkü insanlar genel kabul görmüş ürünler üzerine gitmeye alışmışlar. Dolayısıyla yeni ürünlerin hemen kabul gördüğünü söyleyemem.

matbaa&teknik: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Yaşar Kaymakçıoğlu: Promosyona yönelik ürün üreten arkadaşların birbirlerine fazla destek olmadığını düşünüyorum. Rekabeti farklı algılıyorlar. Bu konuda uzlaşı ortamı oluşturabilecek kişi, kişiler ya da kurumların olması gerek. Rekabet yaptığını zannederek aslında herkes kendi bindiği dalı kesiyor. Böyle olunca da etrafa objektif olarak bakamıyorlar. Bu da sektörün kendisine zarar veriyor. Benim kendi adıma böyle bir tasam yok fakat piyasadaki genel gidişat bu yönde.

Bir yorum

  1. Riga selamlar!
    Faydalı bilgiler.
    Teşekkür ederim!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*