Anasayfa » Dijital » Checkpoint HP Indigo Teknolojisini Güncelledi

Checkpoint HP Indigo Teknolojisini Güncelledi

Checkpoint ciddi anlamda üretim için dijital baskıyı kullanan bir baskı tesisi kurmuş. Checkpoint’i tanıyıncaya kadar üç vardiya 24 saat sürekli baskı yapan bir ikinci vak’a henüz görülebildiğini sanmıyorum. Zahal, “Üretimimizin %65’inin ofset %35’ini dijital ile gerçekleştiriyoruz”, diyor.

Nisan ayında yapılan açılışta konuşan Checkpoint Türkiye Genel Müdürü Murat Zahal, şirketin yapacağı yatırımları MATBAA&TEKNİK’e anlatmış yüzü aşkın davetli önünde de deklare etmişti. “Checkpoint olarak o zaman verdiğimiz tüm yatırım sözlerini fazlasıyla yerine getirdik” diyen Zahal ile dijital tabaka baskı makine yatırımını konuşmak için bir araya geldik. Şirket zaten dijital baskıyı değişik etiket uygulamaları için farklı boyutlarda kullanan bir etiket üreticisi. Hali hazırda bir de HP Indigo 5500 yatırımı da üretim tesisleri içinde çalışıyordu. Checkpoint aldığı kararla makinesini HP Indigo 7900 ile güncelledi ve baskı yönetimi konusunda daha önemli avantajlar elde etti.

Farklı olan nedir, Zahal’dan dinleyelim

“Dijital baskı bizim önemli bir üretim kolumuz” diyen Zahal’ın ve dolayısıyla şirketinin dijital baskıya bakışı kendi ağzından şöyle tanımlanıyor: “Sadece kısa tirajları, kişiselleştirilmiş ya da özelleştirilmiş işleri basmaktan ziyade özellikle ofset tarafındaki yükümüzü paylaştırdığımız, hizmetimizin kalitesini artırmak için özellikle kullandığımız ve bizim sektörümüzün olmazsa olmaz bir şartı var, az sayıda, hızlı, doğru kalitede baskı yapmak. Çünkü Türkiye hızlı tekstil tedarik ülkesi olma yönünde ilerlerken gelen siparişlerin yani kıyafet miktarlarının adetleri düşüyor. Dolayısıyla daha önceden 14 – 20 gün olan etiket tedarik süresi şu an 3 – 5 güne düşmüş durumda. Standart ofset baskısında ard arda gelen yoğun bir dönemde bu talebi bir ya da iki baskı makinesi ile karşılamak mümkün değil. Ayrıca ofset tarafında tirajlar küçüldükçe üretimin ekonomik verimliliği de çok ciddi anlamda düşüyor. Dijital baskı bize hangi fırsatları veriyor sorusunun cevabı ise şöyle: Bir; değişken etiketlerin basılması konusunda kalıp sayısı gibi bir mantığın olmamasından dolayı bu avantajı kullanıyoruz. İkincisi özellikle bizim kullandığımız makinede yani HP Indigo 7900’de her bir tabaka spektrofotometreden geçtiği için renk kalitesi ve tutarlılığı anlamında yüzde 100 kalite kontrolünü inline yapmış oluyoruz. Üçüncüsü işimizde hizmet süresi çok kritik olduğu için büyük tirajlı işleri ofsette beş renk makinede yaparken bunların aciliyet arz eden, müşteriye acil gönderilmesi gereken kısımlarını dijitalde neredeyse yüzde 99.9 benzerlikle üretip ilk talebi karşılayabiliyoruz. Dolayısıyla bizim için işimizi kolaylaştırıcı bir yöntem. Piyasada farklılık oluşturmak için değil ama hizmetimizde farklılık oluşturmak için kullandığımız bir teknoloji.”

Dijitalde ve HP Indigo’da tecrübeliyiz ve kapasitemizi artırdık

“Checkpoint olarak çok uzun zamandır dijital baskı kullanıyoruz. Yani HP Indigo 5500’lerle başlayan bir geçmişimiz var. Geçen senenin sonunda buraya geçerken HP Indigo 7900’e geçmekte temel sebebimiz ise önceki makinenin kapasitesinin yetersiz kalmasıydı. Onun kapasitesini kullandık. Şu anda da onun yaklaşık iki katı kapasitesi olan bir makine kullanıyoruz. Ve üç vardiya kullanıyoruz. Yani 24 saat. Klik sayısı olarak da çok ciddi anlamda göze çarpan bir noktaya gelmiş durumdayız. Kaldı ki ben Türkiye’ye ilk gelen HP Indigo’ların çalıştığı şirkette de bulundum. O zamanki zahmetler, alışma dönemi göz önünde bulundurulduğunda bugün çok daha rahat, zahmetsiz, standart bir üretim hattı gibi kullanıyoruz. Teknolojik anlamda da bu açıdan sadece Checkpoint olarak biz değil piyasaların da geliştiğini düşünüyorum.”

Ofset dijital entegrasyonu ve renk sürdürülebilirliği

Checkpoint’in her iki teknolojiyi birbirine en iyi biçimde entegre ettiği bu bilgiler ışığında anlaşılıyor. Üzerinde durulması gereken bir diğer önemli konu özellikle markalar için baskı yaptığınızda her iki farklı teknolojiyle üretilen baskılardaki rengin sürdürülebilirliği problemi. Zahal, bu konunun başarılı bir baskı öncesi operasyonu ile kolaylık aşıldığını anlatıyor:

“Teknolojinin verdiği fayda yani makinenin teknolojisi ve kontrol sistemleri sayesinde dijital baskıda istediğiniz rengi yüzde 99 oranında alabiliyorsunuz. Burada açıkta kalan taraf ofset tarafı ki hali hazırda geliştirmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki hafta neticelenecek proje ile renk yönetim sistemimizi bir sonraki aşamaya taşıyoruz. Global olarak kabul edilmiş bu yazılım ve donanımları renk yönetim sistemimizin içine aldık. Yatırım araçlarımızın bir kısmı geldi, bir kısmı geliyor. Bu yatırımla da ofset tarafındaki kalite kontrolünü de %100’e çekmeye çalışıyoruz. İkisini eşleştirmek daha kolay olacak. Baskı öncesi bölümümüz de bu konuyu sahiplenmiş durumda. Zaten baskı öncesinde işi ne kadar kontrol altına alabildiyseniz nihai basılı tabaka o kadar kontrol altında oluyor. Pantone renkler konusunda zaten PantoneLive’a geçmiş durumdayız. CMYK’yı da bu şekilde kontrol altına almış olacağız. Spektrofotometre bu işin bir ayağı, makine ayarlarında baskı öncesinde yapacağınız değişiklik işin bir diğer önemli parçası. Son aşamada ise standart şartlar altında göz ölçümü gerekli. Her ne yaparsanız yapın, ölçüm evet çok önemli ama birde kontrol etmemiz lazım, gözün o rengi yakalıyor olması lazım. İnsan faktörünün dışına çıkamıyorsunuz. Baskı öncesinde tüm değerleri eşleştirebiliriz renklerin tutarlılığı ve sürdürülebilirliğini baskı öncesinde çözebiliriz, çözüyoruz.”

Gelenekselden Dijitale Projesi ile hangi teknoloji kararı vermek

Zahal’ın açıklamaları çok açık bir şekilde gösteriyor ve ispatlıyor ki dijital baskı bir baskı tesisi için bütünüyle bir çözüm ya da bir tamamlayıcı teknoloji ya da üzerinde çokca durduğumuz gibi sadece yeni fırsatlar silsilesine ulaştıran bir teknoloji olmakla kalmıyor. Ofseti bütünleyen tamamlayıcı bir çözüm gibi görünmesine rağmen öyle değil. Çünkü Checkpoint ciddi anlamda üretim için dijital baskıyı kullanan bir baskı tesisi kurmuş. Checkpoint’i tanıyıncaya kadar üç vardiya 24 saat sürekli baskı yapan bir ikinci vak’a henüz görülebildiğini sanmıyorum. Zahal, “Üretimimizin %65’inin ofset %35’ini dijital ile gerçekleştiriyoruz”, diyor. Burada bir diğer önemli nokta ise kullanılacak baskı teknolojisinin geleneksel ya da dijital olması kararının baskı tesisi tarafından verilmesinin istenmesi. Zahal, bu konuyu şöyle özetliyor: “Özel bir proje hazırladık. Bu projeyi global çerçevede diğer Checkpoint partnerlerini de içerecek biçimde planladık ve adını Conventional2Digital koyduk. Detaylı bir sunum hazırladık. Dijital ve geleneksel baskının birbirilerine göre avantaj ve dezavantajlarını, maliyetlerini ortaya koyan bir sunum hazırladık. Bunu da müşterilerimizle paylaştık. Müşterilerimiz on sene öncesine kadar bizim etiketimizi ofsette basın, diyordu. Bu talebin toplam üretimdeki payı %70’ler civarındaydı. Bugün %10’un altına inmiş durumda. Çünkü artık müşteri sizin kullandığınız yöntem ve teknolojiyi önemsemiyor. Beklenti, istenen kalitede ve zamanda teslimat yapılması. Bu bizim için de istenilen bir durum. Hangi teknolojiyi kullanacağımıza biz karar vermeliyiz.”

Niçin elektroink ve HP Indigo?

Zahal’ın sorumuz üzerine yaptığı elektroink konusundaki yorumu da vak’a analizi açısından önemli bir nokta: “Biz baskı tesisimizde daha küçük boyutlarda da olsa hem inkjet hem toner teknolojisini zaten kullanıyoruz. Ancak özellikle kâğıt ve karton etiket baskısında (450 mikrona kadar) HP Indigo’nun kullandığı elektroink teknolojisinin renk tutarlılığı, mürekkep tutunması ve dayanıklılığı açısından en iyi teknoloji olduğunu tecrübe ettik. 2008’den bu yana Checkpoint öncesinde ve Checkpoint’te bu teknolojisi deneyimledik ve bu teknolojinin bizim için en iyi mürekkep teknolojisi olduğuna karar verdik. Checkpoint yerel bir şirket değil. Bu tip yatırım kararlarını özellikle teknoloji ve marka seçimini global olarak yaparız. Bütün yerel tesislere de sadece o teknoloji ve markaya yatırım yapıp yapmama kararını bırakırız. Yani Checkpoint hem HP Indigo hem de diğer yatırımlar için global alıcıdır ve tek kaynaktan karar verir.”

Label Me Green

Checkpoint sadece dijital baskı ve diğer yazılım ve donanım yatırımları ile farklılaşmıyor. Bir çok önemli proje de şirketin global ve yerel çalışmaları çerçevesinde yer alıyor. Bunlardan biri yukarıda bahsettiğimiz Conventional2Digital idi. Bir diğer önemli yatırım hazırlığı ise sürdürülebilirlik konusunda halen devam ediyor. Şirket, Label Me Green projesi dahilinde geri dönüşümlü kağıt, FSC logolu kâğıt, soya gibi bitkisel bazlı daha az kimyasal içeren mürekkepler kullanmak ya da elektrik ve su kullanımını mümkün olan en az düzeyde tutabilmek gibi bilinen yöntemlerden fazlasına başvuruyor. Mesela baskı altı malzeme firesini düşürmek için müşterilerinin etiket ölçülerine dair uyarılarda bulunuyor. Müşterisini yönlendiriyor. Nihayetinde bir de solar projesi bu kapsamda değerlendiriliyor. Zahal, “Proje şu aşamada kampüsün elektrik ihtiyacının %60’ının güneş enerjisi ile sağlanabileceğini gösteriyor. Bunun ne kadar verimli olacağı üzerinde çalışıyoruz. Tamamladığımızda en önemli konumuz olan sürdürülebilirlikte de önemli adımlar atmış olacağız ve bunu iş kıyafetlerimize kadar yansıtmış olacağız”, diyor.

Checkpoint ziyaretimiz bize gösterdi ki işimizin yani basım dünyasının ve endüstrisinin önünde kat edeceği daha çok uzun bir yol var. Bu uzun yolu kat edebilmek için de günlük sıkıntılara takılmadan (Zahal, burada ekonomik zorluklar geçicidir, biz sonrasını planlamalıyız, diyor) işimizi geliştirmenin yollarını aramalıyız. Bu röportajın bize öğrettiği en önemli cümle ise dijital baskının bir matbaanın üretiminin en önemli parçası haline gelebileceği, oldu. HP Indigo Türkiye Distribütörü Matset A.Ş’de Ticari Makineler Satış Yöneticisi olan ve projede tedarikçi tarafında sorumluluk üstlenen Gökhan Kuyrukçu da bu konuyu teyit ediyor: “Checkpoint, sadece bizim için değil tüm basım endüstrimiz için çok önemli bir tesis. İşlerinin her noktasında teknolojiye, yeniliğe, kaliteye ve verimliliğe yatırım yapabilmek ve hizmet sürelerini, kalitesini iyileştirmek için proje geliştirmekte, Ar-Ge yapmakta çok başarılılar. HP Indigo ve diğer teknolojilerimizin de buna yardımcı olabildiğini görmekten gurur duyuyoruz.”

Nisan ayında Murat Zahal ile bir röportaj yapmıştık. Bu röportajı okuyanlar hatırlayacaktır, Zahal, “Yıllardır müşterilerimize en hızlı, en güvenilir, en az maliyetle ve yüksek performansla çözümler sunduğumuz bu yolculuğun önemli bir kilometre taşını bugün sizlerle birlikte paylaşmak bizler için gurur vericidir. Checkpoint Türkiye olarak geçen yılarda yapmış olduğumuz detaylı değerlendirmeler ve sizlerden gelen geri bildirimlerle çalışma parkurumuzu güçlendirecek, çalışanların çalışma şartlarını iyileştirecek ve müşterilere daha iyi hizmet sunabileceğimiz yeni tesisimizi Eylül 2017 ile Mart 2018 tarihleri arasında hayata geçirmiş bulunmaktayız. CCL ile birleşmemizin ardından kapasite alt yapımız önümüzdeki yılları karşılamada yeterli gelmiyordu. Ekipman altyapımız, zaman içerisinde gelişen teknolojik ihtiyaçlara cevap verebilmek için yenilenmeye ihtiyaç duyuyordu. Aynı zamanda üretim portföyümüzü geliştirme anlamında eski tesisimiz bizi desteklemiyordu. Çalışanlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak alt yapımız eski tesiste sınırlıydı. Tüm bunları değerlendirerek şirketimizin üst düzeyinin desteğini alarak yatırım kararı aldık” diyordu. Röportajmızın başında da belirttiği üzere Zahal tüm bu yatırımların gerçekleştiğini ve fazlasıyla tesis içinde yer aldığını söylüyor. O gün bir cümle ile özetlenen büyük dokuma etiket yatırımını da tamamlayan şirket bu üretim alanını da Kasım ayı içinde açacak. Geçen bu süre içinde hızla büyüyen ve gelişen sadece şirket değil, Zahal’ın sorumlulukları da bu çerçevede artıyor. Checkpoint Türkiye Genel Müdürü olan Zahal bir çok  yeni global projelerin sorumluluğunu da üstleniyor. Ayrıca Eylül 2018 itibari ile Avrupa,Ortadoğu ve Afrika Bölgesinin Baskı Ortakları ve Ortadoğu ve Afrika bölgesinin satış kısmı da Murat Zahal’ın sorumluluğu altına girmiş durumda. İstanbul Hadımköy’deki baskı tesisinin dışında beş üretim tesisi daha Zahal’a bağlı olarak üretim yapıyor.

 

#CheckPoint #MuratZahal  #HPindigo #HP #Matset #GökhanKuyrukcu #Dijitalbaski#Elektroink #Etiket