Anasayfa » Aktüel » Geniş… Çok Geniş…

Geniş… Çok Geniş…

HP, PageWide Web Press ile hem yüksek tirajlarda hem de geniş bobinlerde oluklu kutu üretiminde kullanılan liner (üst kağıt) baskısı için geliştirdiği T400 S ve T110 S ile inkjetin en üst segmentinde neler yapılacağını, gösterdi. Şov dördüncü T400S’in kurulduğu İtalyan Ghelfi Matbaasında yapıldı.

1952 yılında Giuseppe Ghelfi tarafından kurulan Ghelfi Ondulati, tarımsal gıda, meyve ve sebze sektörlerinde oluklu ambalajlarının üretiminde uzmanlaşmış bir firma. 130 çalışanı bulunan ve yıllık yaklaşık 70 milyon Avro ciro yapan şirket, her yıl 65 milyon metre kare ambalaj üretiyor.

Ambalaj endüstrisindeki değişiklikleri dikkatle takip eden Ghelfi Ondulati, parlak bir gelecek inşa etmek için çalışıyor. Dijital teknolojinin uyarlanması günümüzün en büyük sorunu ve HP PageWide Web Press T400 Simplex sistemi şirketin, bu sorunun üstesinden gelmek için seçtiği bir çözüm. İşleri, piyasadaki diğer oyuncuların hepsinden farklı şekilde yapma isteklerinin bir şirket geleneği olduğunu söyleyen Ghelfi Ondulati Genel Müdürü Fabio Esposito, “Dijital teknolojiyi kullanma yaklaşımımız da bu hedefimizle uyum sağlıyor. Bu teknolojinin gelişimine yakından bakıyoruz ve devrim meydana getiren bir etkisi olacağına inanıyoruz. Dijital teknoloji oluklu piyasasını ve ürünlerini dönüştürecek ve verilerin hedeflenmiş kullanımı sayesinde bunlara değer katarak daha kişiselleşmesini sağlayacak. Bu değişimi kucaklayan ve teşvik eden ilklerin arasında olmak istiyoruz”, diyor.

Ocak 2016’da Ghelfi Ondulati’de kurulumu yapılan HP PageWide Web Press T400 Simplex baskı sistemi yüksek üretkenlik (dakikada 183 lineer metreye kadar) sağlıyor ve HP A50 su bazlı mürekkepler ile tam renkli baskıda HP primer ile yüksek baskı kalitesi ve parlak renkler sunuyor. Şirket, kısa vadede sistemi mevcut üretimde kullanmayı, çalışmaların ve değişken verilerin yönetilmesinde sunacağı esneklikten faydalanmayı ve oluklu kutu alanında seri kişiselleştirme işlemini basitleştirmeyi amaçlıyor. Matbaanın Dijital Proje Başkanı Luca Simoncini, gelecek hakkında konuşurken, şunları söylüyor: “Öncelikli amaçlarımızdan biri, kendimizi özellikle, yenilikçi ürünler sunacağımız İtalyan gıda endüstrisindeki marka sahipleri ile daha yakın iş birliğine hazırlayarak piyasalarımızı farklılaştırmak. Ancak, uzun vadede çok daha fazla fırsat olduğunu görüyoruz.”

Bu yolculuğun başlıca unsurlarından biri de teknoloji seçimi ile ilgili olsa da konu sadece bununla kalmıyor. Silvia Ghelfi bu konuda şunları söylüyor: “Sadece bir makine değil aynı zamanda yeni bir düşünce şekli de arıyorduk.”

HP PageWide Web Press’ler oluklu ön baskı (pre-print) üretimini düzene sokuyor

1,06 metrelik HP PageWide Web Pres T400S ve 2,8 metrelik HP PageWide Web Pres T1100S cihazları, yüksek kaliteli liner’ların dijital ön baskısı için tasarlanmış tek geçişli, yüksek verimli inkjet makineler olarak tasarlandı ve 11,640 m2/saat ile 30,600 m2/saat arasında üretim yapabiliyorlar.

T1100S’in genişliği, geleneksel analog ön baskının aksine oluklucuların pek çok bireysel işi bir bobinde veya kısa, orta veya uzun tirajlar için bobinlerde bir araya getirmesine imkan sağlıyor, her kutu farklı olabiliyor. T1100S’de aynı zamanda HP Multi-lane Print Architecture (MLPA) yer alıyor bu da, makinenin farklı kutu boyutlarına ve tiraj uzunluğuna sahip farklı işlerde çalışmasına imkan sağlıyor. Ayrıca bobine çok sayıda baskı yoluna ayırarak dijital oluklu üretimde devrim medyana getiriyor. MLPA teknolojisi bu anlamda, aynı görünüme ve boyuta sahip tek kutu tasarımının birden fazla üretimi ile sınırlı olan analog baskı teknolojisini geçiyor.

hp_ghelfi-(63)

Heyecanlandıran ve şaşırtan bir etkinlik

HP, PageWide T400S lansmanı için çok sayıda müşterisi ve MATBAA&TEKNİK ile birlikte çok az sayıda basın mensubunu İtalya’nın dağlar arasına sıkışmış bir vadi kasabası olan Sondrio’ya davet etmişti. Tarihi dokusu ve güneş göremediği için herdaim soğuk havası ile ön plana çıkan kasaba, daracık sokaklarında gezen küçük kasalı otomobilleri ile tam bir klasik, İtalyan klasiği. Ghelfi matbaası ise bu kasabada bulunan üçüncü kuşak tarafından yönetilen bir aile şirketi. İşleri tamamen oluklu kutu imalatı olan matbaa bu konuda oldukça büyük bir alan kaplayan ve tahminen yatırım maliyetleri de kapladığı alana paralel büyük bir teknoloji olan PageWide T400S ve T1100S’in işlerinin küçük bir parçası olduğundan hareketle çok büyük bir matbaa olduğunu kavrayabileceğimiz bir şirket. Zaten yukarıdaki matbaaya ait rakamlar da bu durumu teyid ediyor.

PostPrint ve PrePrint

Etkinlikten toparladıklarımızı paylaşmadan önce bir yeni bilginin altını çizmek isteriz. Baskı altı malzeme yerine medya kelimesini basım endüstrimize kazandıran HP, (ben ilk kez HP’den 1997 yılında duyduğum için böyle söylüyorum) yıllardır baskı öncesi ve baskı sonrası olarak Türkçeleştirdiğimiz PrePrint ve PostPrint kelimelerine de ayrı bir anlam yüklüyor. Bu etkinlikte öğrendik. Açıklaması şu: Eğer oluklu üretiminde kullanacağınız liner yani olukluya sıvanacak üst baskıyı basıyorsanız ve bunu bir oluklu hattı ile konvört edecekseniz bunun adı preprint yani ön baskı oluyor. Ancak zaten var olan bir oluklu üzerine yine inkjeti yani HP’nin Scitex makinelerini kullanarak basacaksanız bunun adı da postprint yani son baskı oluyor.

Yenilikçi olmakta geç kalmamalı

HP PageWide T400S lansmanı 13 Aralık’ta Sondrio’da Grand Hotel Della Posta’da başladı. HP Grafik Çözümler Bölümü PageWide WebPress Bölümü Tüm Dünya Pazarlama ve Bölüm Müdürü David J. Murphy, HP’nin ambalaj vizyonunu anlatırken Infotrends’den Pat Mc Grew ise iş akışı ve yazılıma yönelik bir sunum gerçekleştirdi. Murphy, Ghelfi Matbaasından Simonicini’nin “bazı işleri özgürce ve daha iyi yapma özgürlüğü” nitelemesine atıfta bulunarak başladığı konuşmasında yeni gelişen teknolojilere ilk yatırım yapan olmanın getireceği avantajlara dikkat çekti. Yeni teknolojiye ilk adapte olanların “Yenilikçiler” olduğunu söyleyen Murphy’nin ortaya koyduğu çizelgeye göre bu yenilikçiler %2,5’lik dilimi oluşturuyor. %13,5 dilime sahip erken adapte olanların varlığı ile yeni teknoloji kazandırmaya başlıyor. Zirve yaptığı nokta ise %34’lük erken çoğunluğun teknolojiye katılması. Aşağıya hareket; geç kalan çoğunluğun ki bunlar da %34’lük bir dilim ile başlıyor ve %16’lık ağır hareket edenlerle sürüyor. Bu kuşkucu son gurubun katılması ile pazarda verimlilik ve kârlılık (tabii ki yatırımcı açısından) teknolojinin ilk sunulduğu seviyeye geriliyor. Yani yoka yakın safhasına. Murphy’nin bu pan Amerikan teorisine göre adapte olanlar ve erken çoğunluk içinde olmak gerek.

HP dönüşümü tamamladı

Grafik baskı pazarının büyüdüğünü ancak dijital baskının bütün pazardan daha çok büyüdüğünü anlatan Murphy’e göre HP zaten bu dönüşümünü tamamladı. Grafik baskı pazarı olarak adlandırılan yani bizim buralarda matbaa pazarı dediğimiz alanın hemen her noktasında HP var, zaten. Bunu, Murphy söylüyor. HP’nin dijital dönüşümü sağladığı alanlar; tabela, fotoğraf, tasarım, dekor, direkt postalama, bilgilendirme baskısı, yayıncılık, pazarlama baskıları, etiketler, esnek, karton ve oluklu ambalaj. Yani günümüzde basılan her şey için bir HP çözümü var. Murphy’e göre; varlığın optimizasyonu, atık, envanter ve baskı altı malzeme maliyetlerini düşürmek, sürdürülebilirlik, gıda güvenliği, taklit karşıtı güvenlik, takip ve izlemenin yanı sıra çoklu kanal kampanyaları, sınıflandırma, versiyonlama, özelleştirme, çapraz satış, ürün yaşam süresi, müşteri kazanımları, tekrar satın alma ve müşteri sadakati gibi konular; dijitale, “geleceğin ambalajı” için kritik önem arz etme görevi yüklüyor. HP’nin dijital oluklu teklifi ise üç aşamadan oluşuyor. HP’ye göre Dijital oluklu baskısı 15 bin tiraja kadar konvansiyonele göre daha avantajlı. 15 binde kesişen maliyetler konvansiyonelde aşağıya hareketli ancak dijitalde yukarı hareketli değil. Yani birim maliyetler stabil kalıyor. HP’nin üç teklif başlığı ise baskı maliyetlerini optimize etmek, toplam operasyonel maliyetleri lehte akamete uğratmak ve daha fazla gelir ve değer sağlamak.

hp_ghelfi-(29)

HP ve müşterilerinden görüşler

14 Aralık’ta Ghelfi matbaasında canlı demolar ve ek sunumlarla devam eden etkinliğinin Türkiye’den gelen ziyaretçileri de vardı. HP Inc. MEMA Bölgesi Satış Müdürü Ekrem İşçimenler ve Canpak Ambalaj Sanayi ve Ticaret AŞ. Sahibi Sezgin Canözden, Genel Müdürü Mehmet Duman ve Satış Müdürü Can Franko. “Oluklu mukavva flekso ofset operasyonları zaman içinde dijital dönüşümün etkisinde bir gelişme gösteriyor. Şu an itibariyle saatte 10 bin ve 30 bin metre hızla çalışan makinelerimiz mevcut. İleride bu portföye değişik ebat ve hızlarda tabaka ya da bobin beslemeli farklı makineler de katılacaktır” diyen İşçimenler şu açıklamaları yaptı:

“Dijital devrimin öncüsüyüz”

“Dünya baskı pazarının en büyük pasta dilimi olan oluklu mukavva kutu ambalaj pazarı için HP olarak dijital devrimin öncülüğünü yapıyoruz. Bu etkinliği yaptığımız İtalya’daki Ghelfi matbaası da HP’nin devrimsel geliştirmelerini kullanarak hem T400 S hem de T1100 S yatırımı yaptı ve saatte 10 bin ve 30 bin hızla baskı yapma imkanı buldu. Globalde de 24 firma dijital oluklu konusunda bizimle çalışma içinde. Önerimiz hep bu konu üzerinde yoğunlaşacak. Reklam tabela ve stand display konusunda çalışmalar zaten sürüyor ve makinelerimiz Türkiye’de de en önemli firmalarda mevcut. Ambalaj pazarında bizden istenen ise dijitalin kolaylığı, kişiselleştirmenin devamı, özelleştirilmiş kutular yapmak, rafa çıkan kutularda reklamları ve bilgileri daha aydınlatıcı olarak tüketiciye sunmak. Analog sistemlerde belli miktarlarda mesela özel kampanyalarda bunu gerçekleştirmek güçleşiyor ve pahalılaşıyor. Dijitalde ise her geçen gün ucuzluyor. Kırılma noktası artık 10 -15 bin adetlere kadar yükselmiş durumda. Oluklu sektörü Türkiye’de gerçek ihracat artısı veren bir sektör.”

Kısa tiraj eskidendi, şimdi…

HP’nin PageWide Web Press ile daha yüksek tirajları da kapsadığına dikkat çeken İşçimenler, artık konvansiyonel ile rekabette kırılma noktasının daha yukarıya çıktığından bahsederken dijitalin avantajlarının artık daha büyük ambalaj matbaaları için de geçerli olduğunu anlatıyor: “Dijital baskıyı ilk konuşmaya başladığımız zamanlarda düşük tiraj için uygun olduğunu söylüyorduk. 2.8 genişliğindeki T1100S yılda 500 milyon kutu için test liner basabilecek kapasiteye sahip. Bu da ciddi bir fabrika kapasitesine yeterli. Bunu yapmasına rağmen düşük tiraj özelliğini de kaybetmiyor. Farklı işler basıp bobinin içinde ayırarak baskıyı durdurmadan otomasyon bobin değiştirme ile hızlı ama özelleştirilmiş işler basabiliyoruz. Flekso fabrikalarında senede 70 – 100 kamyon atık ortaya çıkıyor. Bunların defedilmesi ağır bir maliyet. Dijitalde ise böyle bir maliyet söz konusu değil. Bir de termal inkjet teknolojisi baskıya girmeden evvel size maliyetinizi bilme özgürlüğü sunuyor. Kaplanmış ya da hamur kağıtlar yani her türlü kağıda basması önemli bir avantaj. Lak üniteleri eklenebilir. Ofset kalitesinde baskı yaparsınız. Gerçek 1200 dpi rezolüsyonda basıyorsunuz çünkü. Kafa teknolojisinden dolayı beyaz çizgi oluşumu olmaz. Nozzle tıkanması söz konusu değil. Makine orjinalle ile karşılaştırma yaparak kaliteyi sürekli kontrol altında tutuyor. Böylelikle baskı hep kontrol altında. Baskıya geçişte ise fersüde miktarı çok düşük. İlk baskıya girişte fireniz 100 metre. Tamburdan geçen kağıt uzunluğu 40 metre. Yani birinci geçişten sonra bir sonraki baskıya temiz baskıya 40 metrede başlayabilir. Biliyorsunuz bu tip üretimlerde geri dönüştürülebilen ve dönüştürülmüş kağıt kullanılabilir. Bu da kağıt firesi konusunda konvansiyonele göre sizi rahatlatacaktır. Kırk metrelik ilk fersüde milyon metrekarelerde önemli bir fire değil. Diğer maliyetlere baktığınızda ise sadece üç maliyet kalemimiz var. Baskı kafası, mürekkep ve baskı kafa temizleme kiti. Mürekkep tüketimi sensörler ile kontrol altında. Kafa maliyetleri çok düşük. Kafa temizleme kiti de öyle. Sonuçta hesaplarımızı yaptığımızda flekso maliyetlerini yakalayabiliyoruz. Dijitalin daha pahalı olduğu söylemi bu makinalar için geçerli değil. Tüm bu veriler ambalaj pazarında dijitalin daha büyük paylar alması anlamına gelmekte. Çünkü ambalaj matbaaları da dijitalin katma değerini üretimlerine eklemek istiyorlar.”

“Dijitalin sektörü değiştireceğine inanıyorum”

İşçimenler’in bu yorumunu Canpak Ambalaj Şirketinin sahibi Sezgin Canözden de teyid ediyor: “Biz bu etkinlik boyunca sektörün geleceğinin dijitale kaydığı gördük. Bu gelişmeler ışığında pozisyonumuzu güncelleyeceğiz.” Şirketin Genel Müdürü Mehmet Duman ise “HP sınırları aşmış, durumda” diyor: “Buraya HP’nin dijital devrimini görmeye geldik. Tüm hazırlığımız bunun içindi. Hali hazırda ofsetin yanı sıra dijital yatırımları da olan bir şirket olmamıza rağmen bu etkinlik düşüncelerimizi güncelledi. İleriye yönelik çok daha yenilikçi düşüncelerimiz oluştu. Bu teknoloji yeterince tatmin edici ve yanında olmayı planlıyoruz.”

Şirketin Satış Müdürü Can Franko ise değerlendirmesinde PageWide Web Press’in Türkiye pazarının özel durumu nedeniyle tiraj kırılma noktasının daha düşük bir rakamda olabileceğine inandığını, söylüyordu: “Baskı kalitesi ofsete yakın. Oldukça iyi bir baskı kalitesi var ancak burada daha önemli soru, baskı sonrasının nasıl çözüleceği. Dijitalin sektörü değiştireceğine inanıyorum. Bizi farklı alanlara götürecektir. Bir önemli kırılma noktası da en az tirajlar kadar mürekkep maliyetleri. Mürekkep maliyetlerinin biraz daha düşmesini beklemek isteriz.”

HP PageWide Teknolojisi hakkında

Dijital baskının verimliliği söz konusu olduğunda ilk akla gelen tabii ki mürekkep maliyetleri oluyor. Franko da bu konuya dikkat çekiyor ancak İşçimenler ise PageWide teknolojisi ile metrekaredeki mürekkep maliyetlerinin 40 sentten 10 – 15 centlere kadar geri çekildiğini söylüyor. Hedef bu rakamı daha da aşağıya çekebilmek. HP, PageWide teknolojisini 2006’da geliştirdi. İlk kez 2008 drupa’sında gösterdi. Son olarak 2016 drupa’sında da sahne alan bu teknoloji Web Press ile dijital üzerindeki pek çok tartışmayı ortadan kaldıracak gibi görünüyor. Ümidimiz kısa bir zaman sonra bu teknolojiyi Türkiye’deki bir matbaada da haberleştirmek, olacak.

Dijital, Piyasada Hızlı Hareket Etmenizi Sağlar

Peki HP’nin dijital dönüşüm ve dijital oluklu ambalaj konusundaki felsefesi nedir? Bu sorunun cevabını lansman esnasında bir araya geldiğimiz PageWide Web Press Global Pazarlama ve Bölüm Müdürü David J. Murphy’e sorduk:

hp_ghelfi-(77)

 

MATBAA&TEKNİK: PageWide teknolojisinin ambalaj endüstrisi üzerindeki etkisi ne olacak?

David J. Murphy: Dijitalin matbaalar ve marka sahipleri için yeni fırsatlar oluşturduğunu düşünüyoruz. Çünkü analog teknolojiye dair birçok yükü, engeli ve bariyeri ortadan kaldırıyor. Dolayısıyla kısa ya da sınırlı kurulum süresi, optimize edilmiş iş gücü, çok hızlı bir geri dönüş süreci, sadece ihtiyaç duyulan miktarlarda kutuyu sunabilme, atık miktarını azaltma gibi avantajları var. Yani buna toplamda tedarik zinciri optimizasyonu denebilir. Daha düşük ya da optimize edilmiş maliyetler sayesinde en kısa zaman dilimi içerisinde ihtiyacımız olanı oluşturmamızda yardımcı olabilir. Bu sadece bir yönü. Bir de pazarlama ve marka sahibinin perspektifi var. Belirli bir markanın birçok farklı boyutları, şekilleri, renkleri olabilir. İlk aşamada kaç tanesini satacaklarını bilemeyebilirler. Dolayısıyla ellerinde bir üründen fazlaca diğerlerinden daha az olabilir. Ama artık bu sayede, ihtiyaç duydukları biçimde veya miktarda sipariş üretebilecekler. Böylece daha yenilikçi, daha esnek, daha dinamik ve pazarın ihtiyaçlarına yönelik olarak daha uyumlu olabilecekler. Aynı zamanda bu teknoloji markaların mikro segmentasyon anlamında daha yenilikçi olmalarını sağlar; böylece belirli coğrafi bölge, dil veya dönemler için farklı bir tasarıma sahip olabilirsiniz. Marka pazarlama kampanyasının diğer bir yönü ise ‘omni channel’. Basılı medyada, dış ortam tabelalarında, direkt postada ya da satış alanlarında tasarımı görürsünüz. Ama genelde ambalaj değişmez. Artık marka sahibi olarak pazarlama kampanyasının diğer tüm bölümlerinde yer alan tasarım ve mesajı ambalaja da yansıtabilirsiniz.

MATBAA&TEKNİK: Yani sadece kişiselleştirme ya da özelleştirmenin ambalaj alanına taşınmasına mı yardımcı olacak?

David J. Murphy: Hayır. Birçok insan dijitalin özelleştirme ya da kişiselleştirme ile sınırlı olduğunu düşünür. Bu elbette önemli bir paya sahip ancak çoğunlukla pazarlamacıların kârının ana parçası değil. Web to print ya da diğer yollarla kişiselleştirme ya da özelleştirme yapmak mümkün. Pazarlama anlamında asıl fayda versiyon denetimi, varyasyon, pazarda hızlı değişiklikler yapabilme becerisidir. Bu sayede test babında basım yapabilirsiniz. Eğer iyi satarsa, piyasanın talebine göre giderek artan miktarda sipariş verebilirsiniz. Bence bu marka sahipleri için çok önemli bir imkan.

MATBAA&TEKNİK: Baskı kalitesi farklı müşteriler ya da farklı baskı altı malzemelere göre ölçeklenebilir mi?

David J. Murphy: Kesinlikle, böylece biz müşterilerimize istedikleri kaliteye, uygulamak istedikleri mürekkep kapsam miktarına ve elbette üzerinde baskı yaptıkları ortama göre iş profilini düzenleme imkânı sunuyoruz. Dolayısıyla bu tamamen çevikliğin, esnekliğin ve markanın ihtiyaçlarına ve aynı zamanda markanın maliyet gereksinimlerine göre kalite seviyesini ayarlayabilmenizi sağlayan çok yönlülüğün bir parçasıdır. Bu sayede ayarlayabileceğiniz farklı profillere sahip olursunuz ve müşterilere deneme baskısı gösterebilme imkanınız olur, onlar da kabul edilebilir olup olmadığını seçebilirler ve sonra siz bu ayarları belirli bir ortama göre ayarlayabilirsiniz. Mesela kahverengi kraft, kuşelenmiş kağıtlar, ağırtılmış ya da farklı geri dönüşüm kâğıdı gibi seçenekler ile ortama uygun olacak biçimde profil üzerinde çeşitli şekillerde düzenleme yapabilirsiniz.

MATBAA&TEKNİK: Bir diğer önemli nokta tüm bu varyasyonlama, özelleştirme ya da kişiselleştirme imkanlarını bu yüksek hızlarda nasıl yapabileceğimiz. Bobinden bobine basan hızlı bir makine nasıl düşük tirajlı bir çok görseli basacak ve ayıracak? Tabi bir de baskı sonrasının entegrasyonu var. Inline bir baskı sonrası mümkün mü?

David J. Murphy: Şöyle ki biz burada dijital ön baskıdan bahsediyoruz ve yazılım da bobin baskı akışının bir parçası; yani baskı üzerindeki işaretlere göre tabakalama esnasında şekilli kesime mesaj gönderecek. Yani her kutuyu ayrı ayrı karışıklığa sebep olmadan kesim sonrası alabilirsiniz. Biz müşterilerimize tüm işlerini nasıl planlayacakları konusunda yardımcı oluyoruz, onları teşvik ediyoruz. Yani eğer birçok küçük iş yapıyorsanız bunları boyutlarına ve şekillerine göre gruplandırmak istersiniz. İster bir kutu ister milyon kutu olsun, verimli bir şekilde çalışabilirsiniz.

Konuştuğumuz müşterilerin çoğu bobin besleme ve sonrasında laminasyon istediklerini söylüyordu. Tabaka baskıyı tercih etmiyorlar. Ancak tabi ki birlikte çalıştığımız ve tabaka sonlandırma yapabilecek iş ortaklarımız var. Zaten çoğu ticari uygulamalarımızda buna sahibiz. Ancak bu çözümün bir ön baskı olduğunu unutmayalım. Burada elde ettiğimiz bobin halindeki liner’ların oluklu hattında laminasyonu ve ondan sonra tabakalaması yapılacaktır. Tabii ki sonrasında şekilli kesim. Bu haliyle uçtan uca bir çözüm olarak baskı makinesini ve oluklu hattını ve şekilli kesimi inline olarak entegre etmek çok da mümkün görünmüyor.

MATBAA&TEKNİK: Oluklu liner baskısı ya da direkt oluklu üzerine baskı sizin deyiminizle PrePrint ve PostPrint. Kim hangi teknolojiyi kullanmalı? Hangi pazarları hedefliyorsunuz?

David J. Murphy: Güzel soru. Tüm bu portföye yani T400 ve T1100 olan dijital pre-print baskı makinelerine ve ayrıca Scitex dijital post-print baskı makinelerine sahibiz.  Çok yüksek hacime sahip olan, dijital yatırım yapmak isteyen ve bu yüksek hacimli verimliliği isteyen baskıcıların dijital pre-print’e yöneliyor olması çok olağan ve doğru bir yöntem olur. Ancak farklı alanlarda üretim tesisleri var ve yerel olarak üretim yapmak istedikleri durumlar için dijital post-print’i seçiyorlar. Buradan örnek verelim; Ghelfi yıllık 70 milyon euro cirosu olan bir şirket, Sadece tek bir tesisleri var. Bu tesiste dijital çalışıyorlar.  Dolayısıyla dijital pre-print onlar için çok bariz bir seçim.

Dolayısıyla üretim stratejisi, coğrafi dağılım ve hacmin ne kadarının dijital olarak üretilmesi gerektiği önemli bir faktör.

MATBAA&TEKNİK: T400S ve T110S arasındaki fark nedir? Sadece hız ve ebat mı?

David J. Murphy: Evet, tek fark bunlar. İkisi de aynı inkjet baskı kafalarını kullanıyor, ikisi de aynı mürekkebi kullanıyor ve aynı temel teknolojiye sahip. T400 ile dakikada 182 metre hızında 106 cm bobine basarsınız. Bu da saatte 11 bin 640 metre kare üretim kapasitesi demektir. T1100’de ise bobin genişliği 2,8 metre olup saatte 30 bin 640 metre kare baskı yapabilme kapasitesine sahiptir. Yani çok daha fazla verimlilik demektir.

Sonuç olarak oluklu ambalaj sanayisinde çok önemli günler geçirdiğimizi düşünüyoruz. Dijitalin piyasada büyük ilgi topladığını görüyoruz. Buraya gelen çok fazla insan var. Bence bu da pazardaki heyecan, enerji ve en kısa sürede dijitale dönüşümün güzel bir göstergesidir. Bu dönüşümün bir parçası olduğunuz için size de teşekkür ederim.

#HP #HPInc #Ghelfi #PageWide #T1100S #DijitalBaski #inkjet #ambalaj #oluklu #DavidMurphy #EkremIscimenler #CanpakAmbalaj

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*