Anasayfa » Aktüel » Heidelberg Ambalajın Geleceğine Destek Oluyor

Heidelberg Ambalajın Geleceğine Destek Oluyor

Heidelberg 8 Kasım’da büyük kapsamlı bir Info Day daha gerçekleştirdi. 200’ün üzerinde matbaacının ağırlandığı ve ambalaj odaklı toplantı Heidelberg’in Wiesloch-Walldorf tesislerinde Hall 11’de gerçekleştirdi. Heidelberg bu toplantı ve şov ile ambalaj endüstrisine bağlılığını gösterdi.

Ambalajın baskı öncesinden, baskı yönetimine, konvansiyonelden dijitale, şekilli kesimden katla yapıştırmaya kadar uzanan her aşamasında uçtan uca çözüm sunan Heidelberg’in müşterileri için etkileyici bir şov ve öğrenme günü olarak tamamlanan Packaging Info Day etkinliğine paralel 50 gazeteci için de iki gün süren bir Ambalaj Basın Turu yapıldı. Tümüne ilişkin notlarımıza geçmeden önce Heidelberg’in ambalaj endüstrisine bakışını aktaralım.

Ambalaj sektörünün en önemli tedarikçisi olan Heidelberg’in sunduğu geniş ürün ve hizmet yelpazesi, sektörün bütün üyeleri tarafından memnuniyetle karşılanıyor. Bağımsız baskı makineleri kullanan bağımsız karton üreticilerinden, endüstriyel ölçekte en büyük küresel ambalaj gruplarının işletme odaklı ihtiyaçlarını karşılayabilen üreticilere kadar tüm üyeler bunları kullanmaktan memnun.

Bu da, işlerin mümkün olduğunca hızlı ve doğru şekilde yürütülmesi için iş akışlarının sağlanması gerektiği anlamına geliyor. Sonlandırması yapılmış basılı tabakalar kesim ve kırım işlemlerinden geçirilerek zaman kaybedilmeden katlama yapıştırmaya yönlendiriliyor. Baskı için tam otomatiğe mümkün olduğunca yakın baskı makineleri sunuluyor. Baskı makineleri ile aynı formatları kullanan ve bu nedenle de mevut üretim iş akışlarına ve ekipmanlarına uyum sağlayan dijital baskı çözümleri ortaya çıkıyor. Ve tüm bunlar, müşterilerin yeni gelişme alanlarında kâr paylarını maksimize etmesine, mümkün olması durumunda tabaka başına en düşük maliyetle üretim yapılmasına ve tüm bunların sıfır hatayla gerçekleştirilmesine olanak sağlanması anlamına geliyor.

Ambalaj matbaaları için Peak Performance – Zirve Performans

Peak Performance Speedmaster XL 106’nın 2004 yılında piyasaya sürülmesi Heidelberg’in ambalaj alanındaki konumunu önemli ölçüde etkiledi ve 2008 yılında, B2 ve B1 makinelerindeki ile aynı gelişmiş XL mühendisliğini kullanan VLF formatlarının piyasaya sürülmesi ile birlikte önemli bir dönüm noktasına ulaşıldı. Büyük ambalaj gruplarının Heidelberg’in sunabildiklerini çok ciddi bir şekilde incelemesi gerekti ve siparişlerinin üretiminde kullanılan, şimdiye kadar inşa edilmiş en gelişmiş ve çok yönlü baskı makinelerinden bazılarını izlediler. Heidelberg’in ambalaj alanındaki varlığı, 20 yılı aşkın süre önce ilk gerçek karton baskı makinesi Speedmaster CD 102’nin piyasaya çıkışı ile başladı. Bir taraftan XL teknolojisinin 102 platformuna aktarılması, bir taraftan da VLF’nin lansmanı Heidelberg’i, tüm dünyadaki ambalaj matbaalarına ofset baskı makine tedarik edilmesinde lider konuma getirdi.

Baskı sonrası şimdiye kadarki en iyi durumda

Heidelberg müşterilerinin ihtiyaçlarına göre şekilli kesicilerin ve katlama yapıştırmaların üretilmesi amacıyla Masterwork ile anlaşma yaptı. Çünkü Masterwork yaldız baskı ve şekilli kesim makinelerinin Çin’de önde gelen üreticisi ve kalitesinden şüphe edilmediği için bu büyük ülkede tütün ambalaj piyasasında yüksek paya sahip. Ve Heidelberg’in sattığı Diana Eye adlı yüksek hızlı denetleme sisteminde bir karton tabakanın kalitesini görsel olarak kontrol eden bağımsız bir ünite veya Diana karton yapıştırma hattının bir parçası olarak kullanılabilecek en eksiksiz sistem bulunuyor.

Böylece, raflara kadar ulaşan ambalajın mutlak bütünlüğü için markaların ihtiyaçları ile işlerin daha hızlı ve daha küçük miktarlarda dönmesi ihtiyacı arasında mükemmel uyum sağlanıyor. Raf etkisini en yüksek düzeye çıkarmak amacıyla ambalaj tasarımları sık sık değişiyor ve bununla birlikte markalarla perakendecilerin anlaşma yaptığı SKU’ların (Stok Tutma Birimleri) sayısında da hızlı bir artış yaşanıyor. Bir süpermarket ürününün raf ömrü kısa olduğu için, maliyeti ve kalitesi kadar piyasaya ulaşma hızı da çok önem taşıyor.

Prinect iş akışlı akıllı matbaa

Heidelberg’in işletme zekası platformu Prinect, başlangıçtaki müşteri bağlılığı prosesinden gerçek zamanlı verilerin ortaya koyulmasına kadar her aşamada kullanmak için dijitalleştirilmiş bir alt yapı sunuyor. Bu da, endüstride öncü renk yönetim araçlarında marka sürekliliğinden Smart BI’deki performans raporlama göstergelerine kadar organizasyonunun her adımında şeffaflık sağlıyor.

Heidelberg için bu konudan sorumlu olan Prinect Genel Müdürü Anthony Thirlby, “Sıfır Hatalı Ambalaj yukarı akış operasyonları ile olduğu kadar aşağı akış operasyonları ile de ilgili olmalı”, diyor. Bu, sürekliliğin sağlanması için tekrar edilebilir bir proses oluşturmakla ilgili bir durum. Müşterinin ERP sistemi ile bağlantılı olan bu proses, siparişleri matbaanın iş akışına otomatik olarak kabul ediyor ve verileri kendi işletme yönetim sistemlerine, kendi müşterilerine ve Heidelberg’e geri gönderiyor. Industry 4.0 işte bunu sağlıyor.

Heidelberg, bu veriler sayesinde ne zaman bakım yapılması gerektiğini tahmin edebiliyor. Böylece, parçaların değiştirilmesi esnasında duraklamalar için bir planlama yapılarak işleyişin durması en aza indiriliyor. Heidelberg ayrıca ekipmanın performansını da değerlendiriyor ve iyileştirilecek alanları belirliyor. Performance Plus paketi olarak sunulan bir program her eğitimle ilgili her türlü boşluğu dolduruyor, kötü alışkanlıkları ortadan kaldırıyor ve baskı makineleri ile diğer proseslerin üretkenliğini arttırıyor.

Üretkenlik en yüksek düzeye çıkarılıyor, fireler en aza indiriliyor

Tabaka Ürün Yönetimi Başkan Yardımcısı Rainer Wolf, bir karton baskı makinesinin en yüksek performansta çalışması durumunda bir yılda 83 milyon iyi B1 tabaka üretebildiğini belirtti ve sözlerine öyle devam etti: “İstisnai bir durum olmakla birlikte, yılda 40 milyon tabakadan fazla üretim yapan 180 adet Heidelberg kurulumu bulunuyor. Formatı ne olursa olsun, üretimdeki tabaka sayısı her zaman diğer makinelerden daha fazla oluyor.”

Bu üretkenlik seviyesi, her türlü rekabette tabaka başına maliyetin en düşük düzeyde olmasına neden oluyor. Intellistart 2, Inpress Control, Analyze Point ve Inspection Control 2 gibi işlevler üretkenliği en yüksek düzeye çıkarmak ve atıkları en aza indirmek için bir araya getiriliyor. Heidelberg drupa’da, eş zamanlı silindir ve mürekkep merdane yıkaması yaparak, temizlik süresini yarı yarıya kısaltan Hycolor MultiDrive’ı tanıttı. Bu sayede karton matbaalarının iş değişimleri esnasında sıklıkla yaptığı renkler arası geçişlerde zamandan tasarruf sağlanıyor. Hycolor MultiDrive patentli Itellistart 2 ile kontrollü operasyonları birleştiriyor ve böylece makine temizliği için gereken süreyi %50 kısaltıyor.

Fark sağlayanın, yapabildikleri şeyler olduğu felsefesini benimsediklerini belirten Thirlby sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bir süreç ve hataların yapılabildiği insan müdahalesi azaltılıyor. Algoritmalarda bir müşterinin ihtiyaçlarının neler olduğunu ve bunlara ne zaman ihtiyaç duyduğu hesaba katılmalı. Böylece, maksimum verimlilik için ne zaman ve nasıl üretim yapılacağı konusundaki kararlara yön verilebilir. Bu da sıralamada aynı katronu kullanan veya aynı renk ön ayarına sahip işlerin (müşteri siparişine uygun veya alındığı gibi olacak şekilde değil) sürdürülmesi anlamına gelebilir.”

Heidelberg, ön arka baskı, inline yaldız ve laklamanın yanı sıra spot renkler gibi geniş seçeneklere sahip 18 adet Speedmaster XL 106 ünitesi teslimatı yaptığında, işlevsiz iş hazırlık bu tür bir makinenin çalışmasının ekonomik olmasını önlüyor. İş hazırlığının hızlı olması ve 18 bin tabaka/saatte çalışması gerekiyor;  İskoçya’daki WestRock – MPS’de birkaç yıl önce 17 üniteli bir makinenin yanına kurulum yapıldı.

Her gün müşterinin odak noktasının anlaşılması gerektiğini belirten Thirlby sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durum karar alma sürecine de yön verecek. Böylece bir matbaacı iki yerine bir makineyle, bir diğeri 18 üniteli makineyle, bir üçüncüsü bir B2 Anicolor 75 ile (toner bazlı makinelerin çok zorlu müşterilerin ihtiyaç duyduğu özel renkler elde etmede zorluklarla karşılaştığı kısa tirajlı ilaç sanayii için olan işler için çok popüler) ve bir dördüncüsü ise bir Primefire 106 ile işini halledebilir.

Primefire 106 ile endüstriyel dijital baskı

drupa 2016’da tanıtılan B1 inkjet baskı makinesi olan Primefire 106 Heidelberg’e ek bir nitelik kazandırıyor. Cihaz, Fujifilm ve Heidelberg tarafında ortak geliştirilen bir inkjet sistemi kullanarak 1200 x 1200 dpi çözünürlükte neredeyse tüm Pantone spektrumu kapsayan yedi renk ile baskı yapıyor ve Swiss Ordinance sertifikalı mürekkepleri sayesinde gıda ambalajlarının üretilmesine imkan sağlıyor.

Saatte 2 bin 500 tabaka ile başlayan ve yakında kullanılmaya başlanacak üretkenlik moduyla 4 bin tabakaya ulaşacak olan Primefire 106, sağlamlığı ve üretim zamanı sayesinde duraklamadan ayda 1,5 milyon adede kadar dijital basılmış tabaka üretimi yapabilir.

Dijital baskının ambalaj matbaalarına sunduğu büyüme fırsatlarının sonsuz olduğunu belirten Heidelberg Dijital Baskı Başkanı Montserrat Peidro-Insa, sözlerine şöyle devam etti: “Dijital işletmenizi büyütmek için mevcut ürünlerinize kişiselleştirme veya güvenlik özellikleri ekleyebilir, böylece markalarınız için yeni seçenekler sunabilir ya da kısa tirajlarınızın kârlığını arttırabilirsiniz. Ama hangisini seçerseniz seçin, endüstriyel düzeyde üretim yapmak için yeteri kadar sağlam olan bir baskı teknolojisine güvenmeniz gerekiyor. Aksi takdirde, dijital baskı sadece tek bir niş uygulama ile sınırlı olacaktır.” 

Biraz aşağıda detaylandıracağımız mevcut kurulumun dışında pek çok başka firma da Primefire 106 ünitelerini çoktan rezerve etti. Bunların arasında, her kutuda eşi olmayan bir kod kullanarak dijital baskıyla ilaçların izlenebilmesini sağlayacak bir farmasötik uzmanı olan August Faller da bulunuyor.

Ve uygulamalar bunların çok ötesine geçiyor. Markaların ve perakendecilerin maliyetlerini kontrol etmeleri gerekiyor. Böylece stok seviyeleri hiç olmadığı kadar denetleniyor. Yüksek hacimli baskı yapmak israf etmek anlamına geliyor. Tasarım veya mevzuat değişikliği nedeniyle güncelliğini yitirmiş kullanılmamış kutuların geri dönüştürülmesi gerekiyor. Primefire 106 ise tüm bu sıkıntıların aşılması için önemli bir araç.

Packaging Info Day’den notlar

8 Kasım tarihinde gerçekleşen etkinlik yukarıda belirttiğimiz gibi basın ve müşteriler için iki ayrı koldan sürdü ve bizim için devam eden 9 Kasım gününde de devam ederek üç ülkede üç matbaa ziyareti ile tam bir çeşitlilik ve gezginlik duygusu yaşattı.

8 Kasım’da açılışın ardından basının odak noktasında Primefire 106 vardı. Heidelberg kullanıcıları ofset baskı ve baskı sonrası çözümlerinin demolarını izlerken Primefire üretim hattı bizim için açıldı. Elbette resim çekilmesine müsaade edilmedi ancak şu anda bu makinenin satılması hususunda çok ağırbaşlı davranan Heidelberg’in hattında açıklanmayan mevcut siparişler ve projeler için 7 adet Primefire’ın üretimde olduğunu söyleyebiliriz.

Hall 11’e dönelim. 200’ün üzerinde matbaacının içinde Türkiye’den de altı matbaacı bulunuyordu. Sade Ofset – Murat Demir, S Basım – Fatih Uğurluoğlu, Ateşler Ambalaj – Nesim Samuel Levi, Kutay Ambalaj – Derya Başay, Hamle Matbaacılık – Cenk Osman Özdemir ve Kılıçaslan Ambalaj – Seyfettin Kılıçaslan. Yapılan demolar ise

Karmaşık in line uygulamalar için XL 106 + LYYL ve soğuk yaldız ofset baskı çözümü

Farma üretimi için Anicolor 2 çok renkli iş akışı ile Speedmaster XL 75-8+LYYL

1,5 mm üzeri kartonlara direkt baskı yapabilen XL 145-6+L

Promatrix 106 FC – Diana Eye donanımlı

Promatrix 106 CSB

Heidelberg Yönetim Kurulu Üyesi Stephan Plenz, ambalaj baskısındaki değişime ve taleplere dikkat çekti. Plenz, değişimleri ve değişimleri oluşturan talepleri altı maddede sıralıyordu:

  • Basılı ürünlerin doğasının değişimi, varyasyondaki artış ve baskının işlevselliği, talep kişiselleştirilmiş ürünlerden geliyor.
  • Maliyet baskısı, büyümeyi koruma, ambalaj başına düşen maliyetin daha düşük olma talebi
  • Baskı uzunlukları, baskıyı daha alakalı ve vaktinde yapabilmek için daha fazla versiyon olması, kısa tirajlı ve kişiselleştirilmiş baskıların daha ekonomik üretimi talebi
  • Otomasyon, maliyet verimliliğini daha yukarı çekmek zaman kaybını azaltmak için kontrollü ve özerk baskı talebi
  • Atıkları azaltamak için gelen çevresel ve sürdürülebilirlik baskısı
  • İstikrarlı sonuçlara ulaşabilecek globalleşme

Bu trend ve beklentiler çerçevesinde Heidelberg’in yolunu özetleyen Plenz, iş akışını düzenleyerek üretimde maksimum verimliliği getirecek olan Prinect ile akıllı matbaayı, yeni jenerasyon Speedmaster baskı çözümlerini;

Speedmaster XL 75 Anicolor

Speedmaster XL 75

Speedmaster CX 102 and XL 106 ve

Speedmaster XL 145 and XL 162 ‘yi öne çıkarırken bu yeni jenerasyonun patently baskı masası Intellistart 2’yi ön plana çıkarıyordu.

“Zihniyetimizi tamamen değiştirmeliyiz” diyen Heidelberg “Push to Stop” teknolojisini ortaya koymuştu. Plenz bu teknolojiyi içeren globalde 300 den fazla makine kurulumu yapıldığını söylüyor. 9 Kasım’da gezdiğimiz Acket Matbaası bu yatırımı ile verimliliğini %20 artırmış. Matbaanın sahibi olan Tom Acket, bir diğer tedarikçiden aldığımız eski makinemizle karşılaştırdığımızda verimliliğimizi %20 artırdık diyor ve ekliyor: “Böylelikle gelecek için olabilecek en uygun biçimde hazırız.”

Plenz’in sıralamasında Primefire 106 önce geliyordu ancak onu ötelemeye devam ederek Heidelberg’in Masterwork işbirliği ile sunduğu şekilli kesim ve yaldız baskı çözümlerine ve diğer baskı sonrası tekliflerine kısaca değinelim:

Şekilli kesim makineleri

Easymatrix 106C ve 106 CS

Promatrix 106CS  ve 106 CSB

Powermatrix 106CSB (Mayıs 2018)

Promatrix 145CSB (Ağustos 2018)

Sıcak yaldız makineleri

Easymatrix 106FC

Promatrix 106FC

Duopress 2100FCS ve 2100FCSB

Baskı denetleme sistemleri

Diana Eye 42 ve Diana Eye 55

Katlama yapıştırma makineleri

Diana Easy 85 ve 115

Diana Smart 55, 80 ve 115

Diana X80 ve X115

Bu çözümler içinde verimliliği ve yüksek üretim imkanı ile Plenz’in gündemindeki çözüm ise Powermatrix 106CSB idi. Kaliteden ödün vermeden istikrarlı yüksek üretim kapasitesi getiren Powermatrix 106CSB, 1,8 metre standart yükseklik, durmaksızın çalışmayı sağlayan besleme ve çıkış üniteleri, optik kontrol sistemi, hızlı ayar ve iş değişimi ile yüksek ve orta  tirajlı ambalaj üretiminde ve maksimum sürat mümkün olduğunca az insan hatası ve mükemmel bir zaman kazancı sunuyor.

Ve nihayet Primefire 106

Yazının başında da belirttiğimiz gibi gerçek odak konumuz Primefire 106 idi. Hatırlayacaksınız Heidelberg bu makinesi ilk kez drupa 2016’da tanıttı. Önceleri ticari baskı –yaşasın 70×100 dijital geliyor diyerek heveslendiren Primefire 106 tamamen karton baskısına odaklı ve tabii olarak Heidelberg’in ambalaj baskısına olan ilgisinin de ispatı. Primefire’a başlamadan önce hatırlayalım Heidelberg dijital baskı makine portföyüne …fire serisi haline getirirken neler sunmuştu:

Versafire: Ricoh ile Heidelberg ortaklığından gelen bu iki makinelik seri toner bazlı tabaka beslemeli dijital baskılar için sunulan çözümler. Türkiye’de de sessiz ve derinden bir hareketle kendine yer edinen Versafire baskı altı malzeme zenginliği yanı sıra belki de en önemli nokta olarak Prinect ile tüm ağa bağlanabilir olması ile matbaacılar için oldukça cazip bir teklif olmuştu, halen de öyle.

Labelfire: Son olarak geçtiğimiz Eylül ayında Labelexpo Europe fuarında karşımıza çıkan bu hibrid UV inkjet makine tabii ki arkasında Fuji baskı kafalarının getirdiği baskı kalitesi ile etiket sektöründe önemli başarılar kazanan ve kazandıracak olan bir çözüm. Özellikle mevcut Gallus kullanıcılarını cezbetmeye devam ediyor.

Omnifire: Müjdemi isterim. Yeni bir baskı alanımız daha oldu. Direct2Shape. Yani nesneler üzerine direkt baskı yapma metodu olarak sunulan bu baskı yöntemi matbaalardan daha ziyade inkjet ile ilgilenen belki biraz promosyon ya da biraz daha endüstriyel baskı alanına hitap etmekle birlikte hazır ürüne baskı yapmak fikri çok cazip. Omnifire çözümü de bu alanda oldukça iddialı görünüyor.

Son olarak Primefire 106’a tekrar dönelim. Primefire 106 her tür karton kutu üretiminin yanı sıra takvim, poster, kartlar ve kitap kapakları için de kullanılabilir ve kullanılmakta. 75 x 106 cm ölçüde, tabaka başına kontrollü 12 milyar damlacık püskürterek baskı yapan Primefire170 – 450 gram kartonlara ya da başka bir deyişle 0,2 – 0,6 mm kalınlıktaki kartonlara baskı yapıyor. Düşük migrasyon gerektiren işler için su bazlı inkjet mürekkebi ile uygun olan ve bunu İsviçre regülasyonlarına ya da kurallarına göre kanıtlayan bu inkjet baskı makinesi 7 renkli ve Pantone renk gamutunun %95’ini sağlayabiliyor.

İlk baskısını 2016 Şubat’ında yapan (şanslıyız ki oradaydık) ilk beta kurulumunu bu yılbaşında MPS Multi Packaging Solution matbaasında yapan ve ikinci beta matbaası bu yıl sonunda Colordruck Baiersbronn olacak olan Primefire’ın ilk kullanıcısı MPS, 8 Kasım’da ulaştığımız bir matbaaydı. Bizi karşılayan Steffen Schnizer’ın anlattıklarından ve matbaadaki turumuzdan aldığımız notlar şöyle:

Her şeyden önce Primefire ile ilgili anahtar nokta, ofset ile aynı ölçülerde aynı konvansiyonel sonlandırmaya uygun biçimde işleri kişiselleştirme ve özelleştirme ile üretebilmek. Primefire’dan çıkan her ürün birbirinden farklı olacak ama aynı kutunun ofsette basılmış olanları ile aynı teknik ölçülere sahip olacak. Böylelikle dijital karton baskısı farklı bir baskı üretim alanı olmak yerine bu matbaada ofset ile tam kombinasyon sağlamak için kullanılıyor. Primefire ile mikrotext basılabiliyor. Değişken imaj kombinasyonları yapılabiliyor. Barkodlar ya da diğer güvenlik baskıları her bir tabaka için basılabilir.

Schnizer, “Dijital baskı bizim işimizin sadece bir parçası. Bütünü değil. Çünkü sadece dijital her biri birbirinden farklı karton tabakalar basmak yeterli değil. Bu bir tedarik zinciri yönetimi. Siparişin alınmasından lojistiğe kadar tüm süreci kontrol altında tutmalıyız. Bunu da Heidelberg’in yardımıyla yapabiliyoruz. Primefire bize kısa tiraj işlerimizi basma imkanı veriyor. (Tirajda konvansiyonel ve dijital karton baskı arasında kırılma noktası 2 bin 500 tabaka olarak veriliyor). Farklılaşma sağlıyor, müşterilerimize yeni fırsatlar sunma imkanı getiriyor”, diyor ve ekliyor:

“MPS büyük bir gurubun parçası ve inanıyorum ki bu tecrübenin ardından diğer üretim alanlarını da aynı yatırım yapılacak. Ne zaman, kaç tane ve hangi ülkeye bilmiyorum ama yapılacağına inanıyorum.”

İki matbaa iki ayrı hikaye

9 Kasım’da gezdiğimiz iki matbaa ile özetimizi tamamlayalım. Hollanda’da bulunan Acket drukkerij kartonnage b.v. bir aile şirketi. Öyle böyle değil ciddi bir tarihi var. Kuruluşu 1882, Matbaanın üretim yaptığı alanlar pirinç ve kahve gibi gıda üreticileri ve gıda dışı üreticiler. Haliyle üretimleri de gıda için karton kutular ve gıda dışı karton ürünler. Matbaanın makine parkında dört adet Heidelberg ofset bulunuyor:

Heidelberg Speedmaster XL 106 (6 renkli çift lak üniteli ve lojistik ekipmanları)

Heidelberg Speedmaster XL 106 (6 artı lak ve lojistik ekipmanları)

Heidelberg Speedmaster XL 105 (6 artı lak)

Heidelberg 102 (2 renk UV baskı ve UV lak)

Uzun bir baskı sonrası makine portföyü mevcut. Aralarında iki adet şekilli kesim ve dört katlama yapıştırma ve pencere makineleri var. Matbaanın yöneticisi Tom Ackett, yukarıdaki yorumunda geçtiği gibi Pust to Stop teknolojisi yatırımcılarından biri. Matbaanın verimliliğini artırdıklarını ve bunu Heidelberg sayesinde yaptıklarını anlatıyor. Baştan aşağı beyaz tulum ve güvenlik ayakkabıları ile girebildiğimiz matbaada ilk dikkat çeken oloğanüstü düzen ve tertip.

Basılı işler sevkiyata paletler üzerinde hediye paketleri gibi düzenlenmişler. Tam otomasyon ile besleme ve çıkış ünitelerinde ağır indir bindir işleri yok. Hani bazen Türkiye’deki bazı büyük matbaalarımız için laboratuvar gibi deriz ya bu matbaada tam bir laboratuvar. Resimlere bakınca zaten göreceksiniz.

İkinci matbaa ise Smart Packaging Solutions NV. Belçika Meer’de bulunan matbaa tam bir lojistik merkezi gibi. 1992’de kurulan matbaa 2008’de VPK Packaging Group tarafından satın alınmış. Üç ayrı üretim noktasından biri. Bu Matbaa da Heidelberg kullanıcısı. Önceki yatırımları ile kıyaslama yaparak Heidelberg ile %25 daha verimli bir çalışma grafiği yakalandıklarını anlatıyorlar. İlk yatırım da bu arada üretime devam etmekte. Heidelberg 162 XL-5+Lak yatırımı yapan matbaayı ilginç kılan da bu yatırım. Çünkü Smart Packaging Solutions NV., olukluya rakip meyve sebze kasaları üretiyor ve bu kasaları çok sert kartonlara direkt basıyor. 1.6 mm kalınlıktaki sert kartonlara. Bir yüzü beyaz kartonlar daha albenili kutular üretme imkanı sağlıyor. Yüksek ve orta tirajlarda oluklunun pre-print yani ön baskı sonra sıvama  yani flekso + oluklu hattı yatırımını gereksiz kılıyor.

Son söz

Ambalaj herkesin kabulü ile şu aralar matbaa sektörünün can damarı. Öyle olmaya da devam edecek. Ambalaj dediğiniz zaman ise 0,2 mm’den 1,6 mm’ye kadar bok farklı bir çok baskı altı malzemesinin ofset teknolojisi kullanılarak basılması demek. Bu noktada otomasyon büyük önem kazanıyor. Yani sürecin yönetilmesi. Ambalaj popülerliğinin yanı sıra maliyet baskısının da en üst düzeyde olduğu bir alan. Bu sebeple üretim mümkün olduğunca yüksek otomasyonla ve mümkün olduğunca düşük fire ile yapılmalı. Baskının öncesinden sonrasına tam bir bütünlük arz etmeli. Dijital de bu sürecin önemli bir parçası. Parçası kelimesinin altını tekrar çizerek ambalaj baskısı için makine üreticilerinin de büyük bir rekabet yaşadıklarını belirtmek lazım. Özellikle ülkemizde. Çünkü biz de toplam üretim maliyeti yerine ilk yatırım maliyetleri biraz daha ön plana çıkıyor. Yukarıda uzun uzun yazdığımız iki günlük turun sonunda Heidelberg’in bu alanda uçtan uca her anlamda hazır olduğunu ve başlıkta da belirtildiği gibi Ambalajın Geleceğine Destek Olduğunu bir kez daha gördük ve yazdık.

 

#Heidelberg #HeidelbergerDruckMaschinenAG #Ambalaj #Matbaa #Baski #Offset #Karton #KartonBaski #MPS #Acket #SmartPackagingSolutions #MultiPackagingSolutions #Primefire #SpeedMaster #Oluklu #FoldingCarton #MuratDemir #HakanHondu #PushToStop #Prinect #DianaEye #Masterwork #MK #DieCutting #KatlamaYapistirma #FoldingGluing #Wiesloch #Hall11 #Print #Packaging

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*