Anasayfa » Aktüel » Heidelberg Yalın Üretim Atölye Çalışması Yapıldı

Heidelberg Yalın Üretim Atölye Çalışması Yapıldı

genel2Heidelberg Türkiye tarafından organize edilen ve 2. kuşak matbaa yöneticilerinin katıldığı “Yalın Üretim” atölye çalışması bir başarı ile tamamlandı. İçeriğinin yanı sıra etkinliği ile de Türkiye’de bir ilk olarak değerlendirebileceğimiz çalışma 1 – 2 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirildi.

M. AKİF TATLISU – Birçok seminer, atölye çalışması, eğitim toplantısına şahit olduk geçen yıllar boyunca. Heidelberg Türkiye tarafından titiz bir çalışma sonucunda gerçekleştirilen “Yalın” temalı atölye çalışması ise Türkiye’de ilk kez rastladığımız birçok farklı yönü ile ilgimizi çekti. İki gün süren çalışmaya İstanbul, Ankara, İzmir, Konya ve Kayseri’deki matbaaların 2. kuşak genç yöneticileri davet edilmişti. 1 Ekim sabahı 09:00’da başlayan çalışma akşam 18:00’de ilk kısmı tamamlandıktan sonra Arnavutköy Su Ada’da birlikte yenilen yemekle devam etti. Katılımcı genç matbaacılar çalışmanın yapıldığı otelde konakladılar ve 2 Ekim sabahı 09:00’da ikinci günün çalışmalarına başladılar. Program 2 Ekim akşamı saat 17:30’da katılımcıların sertifika töreni ile sona erdi. Bu çalışmayı farklı kılan en önemli özellik genç katılımcıların iki günün tamamını bu programa ayırmaları ve sunumdan çok guruplar halinde çalışarak matbaalarındaki üretimlerini nasıl yalın hale getirebileceklerini ve matbaalarında yaşadıkları problemleri ve muhtemel çözümlerini tartışmaları oldu. Atölye çalışmasının verimliliği seminer sonrası görüşlerini açıklayan katılımcıların açıklamalarına da yansıdı.

heidelberg_2Heidelberg Print Media Academy ve İş Danışmanlığı’ndan uzman Johannes Pfeuffer’in yönettiği çalışmanın tercümelerini sektörün yakından tanıdığı bir isim olan Zeynep Temiz, yaptı. Çalışmanın içeriğini oluşturan başlıklar ise kısaca; Yalın konseptinin tanımı ve tarihçesi, 5S-Yalın Konsept, hazırlık süreleri sayesinde üretkenliği artırmak, başından sonuna kalite, değer akışı haritalama, değer akışı analizi, şikayet yönetimi, sürekli gelişme olarak belirlenmişti. Bu çalışmayı farklı kılan bir diğer özellik ise tüm çalışma boyunca marka, makine ya da ürün ismi telaffuz edilmemesi oldu.

Yalın Üretim ne demek?

murat_ileriPrograma konu olan “Yalın” konseptini Heidelberg Türkiye Satış Müdürü Murat İleri, şöyle özetliyor: “Gelişen ve zorlaşan rekabet şartları nedeniyle matbaalar çıkış yolları arıyorlar. Bu yollardan bir tanesi de üretim maliyetlerini düşürmek. Bunun da birçok yolu var. Hammadde girdi fiyatlarınızı ve işçilik maliyetlerinizi düşürmek gibi. Diğer bir yol ise üretim esnasındaki süreçleri iyileştirerek daha kısa zamanda daha fazla iş üretebilmek. Bu da birim başına düşen sabit maliyetleri düşürmek anlamına gelir. Yalın üretim de bunu hedefliyor. Özetle, üretimden ziyade matbaanın iş akışını sadeleştirmek olarak tanımlayabiliriz. Şöyle ki işlerin departmanlar arasında birkaç kez gidip gelmesi, makinelerin yerleşiminden kaynaklanan trafik gibi sebeplerden dolayı üretim süreci uzuyor ve buna bağlı olarak fire oranları başta olmak üzere önemli kayıplar söz konusu. Yalın üretim, bu kayıpları ortadan kaldırmayı hedefliyor. Yalın üretimi sağladığınızda zamandan kazanıyorsunuz, hata risklerinizi minimuma indiriyorsunuz ve neticede de firelerinizi minimuma indiriyorsunuz. Bu konsept, mesela Ford’un bant sistemini geliştirerek üretim hızını artırmasına benziyor.”

Genç matbaacılarla birlikteyiz, çünkü…

“Matbaacılık işinde yalın üretimi nasıl yapabileceğimizi özellikle genç arkadaşlarımıza anlatmayı hedefledik. Çünkü onlar yeniliklere çok daha açıklar. Tabii ki büyüklerimiz yıllardır işin içindeler ve işi çok iyi biliyorlar. Zaten bu sebeple büyüdüler ve güçlendiler. Ancak bazen işin içinde iken her şeyi görmek mümkün olamıyor. Hata ya da eksikleri görmek alışkanlıklar sebebiyle zorlaşabiliyor. Aksaklıkları görmek genç jenerasyonda daha kolay olabiliyor. Daha hızlı kabulleniyorlar ve yenilikleri işlerine daha hızlı adapte edebiliyorlar. Matbaacılıkta yönetim teknikleri gelişiyor. Matbaalar büyük endüstriyel işletmeler haline geliyor. Biz de genç arkadaşlarımıza ilk adımda bu vizyonu vermek istedik. İşletmelerin daha yalın ve efektif olarak yönetilebileceğini göstermek istedik.”

Kompleks değil, sade bir yönetim

“Bazen işletmeler üretim süreçlerini kendi içlerinde daha karmaşık hale getiriyor. Komplike hale gelen her şeyi çözmek daha da zorlaşıyor. Bu bilimde de böyledir. Daha sade düşündüğünüzde daha net görürsünüz, hataların ortaya çıkması da kolaylaşır. Kompleks ve girift üretimde bunu görmek de zorlaşır. Yalın bir yapıda çok daha kolay görülebilir. Katılımcılarımızdan aldığımız geri dönüşler de çok olumlu. Hatta bazı katılımcılarımız süreyi az buldular. Bir günlük eğitimlere katılımcı bulmakta zorlanılan bu zamanlarda iki günlük eğitimin az bulunması bize çalışmanın faydasının yüksek olduğunu gösteriyor.” Heidelberg Türkiye Genel Müdürü Faruk Ekinci de Yalın Üretim atölye çalışması hakkında şu bilgileri verdi:

Pratikte yaşananların paylaşıldığı bir çalışma

faruk_ekinci“Bizim bu atölye çalışmasındaki amacımız matbaacılarımıza işletmelerini daha verimli daha karlı daha az israflı bir hale nasıl getirebileceklerini bir takım pratiklerle paylaşmaktı. Bunun için Print Media Academy’den bir eğitmen getirttik. Bir atölye çalışması yaptık. Çünkü bu etkinliği bir eğitim olarak değil, pratikte yaşananların paylaşıldığı bir etkinlik olarak görmek istiyoruz. Eğitmenimiz Almanya’da, İsviçre’de ve özellikle Avusturya’da yaşanan ve bu uygulamalarla edindikleri tasarrufları birebir rakamlarla tam anlamıyla paylaştı. Etkinliğin içeriği ürünle makineyle markayla hiçbir ilgisi olmayan direkt işletmeyi ve verimliliği ilgilendiren yalın yönetim, yalın üretim, yalın verimlilik yalın satış vb. konulardı. Dolayısıyla ticari ve satışa yönelik bir konu da olamazdı. Buradaki hedef kitlemiz ise genç matbaacılarımızdı. Çünkü, biliyorsunuz sektörümüzde büyük emek harcayarak matbaalarını önemli bir noktaya taşıdığımız büyüklerimiz var ve şu anda tam bir geçiş sürecindeyiz. İkinci hatta üçüncü jenerasyon yöneticiler, matbaaları devir alma aşamasına geldi. Biz de onlara matbaa içinde süreçleri ne kadar daha iyileştirebileceklerine yönelik bilgiler aktarmak istedik. Tüm katılımcılarımıza sizin aracılığınızla da bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Çünkü zamanlarını ayırdılar. Özellikle bu yoğun çalışma süreci içersinde.”

Keyifli, sosyal bir çalışma hedefledik

“Programın içeriğine de baktığımızda her şey “yalın” üzerine kurulmuştu. Buradaki ana nokta daha hızlı, daha az fireyle ve daha verimli çalışarak daha pahalı satma şansımız olmayan üretimimizi mümkün olduğunca daha az maliyetlerle daha fazla üretim yaparak verimliliğimizi artırmaktı.

heidelberg_1Öncelikli bir diğer hedefimiz de genç katılımcılarımızın bu etkinlikten keyif almalarıydı. Bunu da başardığımızı gördük. Birinci gün sonunda Boğazda yemek esnasında bunu hissettik. Her birisi birbirinden değerli genç yöneticiler. Sektörü geleceğe onlar taşıyacak. Çok güçlü bir gelecek şu an işin başına geçme aşamasında. Bundan dolayı da sektör bana çok şey vaat ediyor. Gördüğümüz şey sorunların ortak olduğudur. Sorunlar Türkiye’de de Almanya’da da İsviçre’de de ortak. Dolayısıyla çözüm yolları da ortak. Bir tek farklılık insan maliyeti. Bu Türkiye’ye göre batıda biraz daha yüksek. Ama onun haricinde yaşanan sıkıntılar her yerde aynı ve biz de burada çözümleri üzerinde çalıştık.”

Bu etkinlik bir ilkti

“Bu atölye çalışmasının faydalı olduğunu umut ediyorum. Bu tarz programlara da devam etmek istiyoruz. Amacımız farklılık oluşturmaktı. Eğer biz sektörün lideri isek bunu farklı olarak yapmamız gerekiyordu ve yaptık ve yapacağız da. Bu misyonumuzu geçmişte yaptığımız aktivitelerle zaten gösterdik ama bu etkinlik bir ilkti. Türkiye’ye özel bir programdı. Önemli maliyetler üstlenerek bu programı İstanbul’a taşıdık.  İzlediğim kadarıyla herkesin keyif aldığını görüyorum. En önemlisi biz bu programı Türkiye geneli için yaptık. Çünkü Heidelberg Türkiye olarak Türkiye’nin her yerine ulaşmak istiyoruz. İyi, kaliteli faydalı bir markayız herkese bir telefon kadar yakın olmak istiyoruz. Ankara, Kayseri Konya ve İzmir’den de katılım vardı. Heidelberg herkes için partner olmak isteğinde. Matbaacılarımız lütfen bizimle temasa geçsinler. En önemli şey sosyal ağı genişletmek. Farklı illerden gelen arkadaşlarımızın bir araya gelmesi, tanışmalarını iş paslaşmalarına kadar öteye taşımaları, rekabetten ziyade paylaşım yaklaşımı göstermeleri çok önemli. Bilgi alışverişi içinde kendilerini geliştirmek istiyorlar. Bu da sektörün geleceği için önemli. Memnun ve mutluyum. Gözlerindeki parıltıyı yakaladığımızı söyleyebilirim. Ve ilk olmanın da gururunu sizlerle paylaşmak isterim.”

Aylar öncesinden başladığımız bir çalışma

“Biz bu çalışmanın hazırlığına Şubat ayında başladık. Gerekli emeği verdiğinizde karşılığını alırsınız diye düşünüyorum. Burada Rahmetli Ömer Meray’ı da anmak istiyorum. Onunla beraber planlamaya başladığımız bir programdı. Davetiyesinden lokasyona, programın akışına varıncaya kadar detaylı bir çalışma yaptık. Meyvesini aldık. Samimiyetimizi beklentimiz olmadığını gösterdik. Sanırım katılımcılardan bunu hissettiler. Kaçırılmaması gereken programa katılım gösterdiler. Kuşkusu olanlar bile birinci saatten itibaren konsantresini programa verdi. Bu titiz ve detaylı çalışmayla başardığımızı düşünüyorum.

Maalesef tüm dostlarımızı katılmaya ikna edemedik. Son dakikada katılamayan dostlarımız oldu. Mutlaka kendilerince önemli sebepleri vardır. Tek üzüntümüz son anda iptal olan katılımcılarımızın kontenjanını başka katılımcılar için kullanamamamız.”

Ekinci’nin heyecanını hissetmek çok zor olmadı. Heidelberg Türkiye bu çalışmadan dolayı hiçbir ticari kâr elde etmemiş olsa da mutlu görünüyordu. Bu keyifli sonucun yeni başlangıçlara basamak olacağını tahmin etmiştik, evet öyleymiş:

Yeni programlar sırada

“Bu çalışmanın başarısı bizi yeni programlar için forse etti. Zaten planlarımız vardı, doğru yolda olduğumuzu teyid ettik. Biz Heidelberg Türkiye olarak kesinlikle standardın dışında bir şeyler yapmak istiyoruz. Kreatif olmak yeni konseptler geliştirmek amacındayız. Yenilikler her zaman ilgi çekicidir. Planlamasını tamamladığımız güzel programlarımız var. Yıl bitmeden de bir programımız olacak.”

Katılımcı görüşleri

damla_guven

İkinci günün sonunda sertifikaların dağıtılması ardından tüm katılımcılar, programla ilgili görüşlerini belirten kısa konuşmalar yaptılar. Heidelberg Türkiye’ye teşekkür hemen ardından tüm katılımcıların programın içeriğinin faydasına ve programın başarısına vurgu yapmalarının yanı sıra iki günden biraz daha fazla bir zamanın daha faydalı olabileceği ve bu tip çalışmaların tekrarının yapılması gibi konulara değindiler. Ege Basım’dan Damla Güven, “Çok faydalı ve keyifliydi. Zamanın yeterli olmadığını söyleyebilirim. Heidelberg sayesinde bir araya toplanmamız iyi oldu. Sıkıntılarımızı gördük. Birbirimizden bir çok şey öğrendik”, yorumunu yaparken İzmir Ar Matbaacılık’tan Hakan Özsezer, “Workshopun en güzel tarafı Türkiye’nin değişik illerinden gelen matbaacıların sorunlarını paylaşıp ortak çözümler bulmamız oldu. Sadece bizde olduğunu sandığımız hata veya aksaklıkların aslında genel hata ve aksaklıklar olduğunu gördük. Bu bizim için önemli bir öğretiydi”, dedi. Ankara Kılıçaslan Matbaa’dan Seyfettin Kılıçaslan, “İyi düşünülmüş, son derece kaliteli ve iyi hazırlanılmış bir etkinlik oldu. Yaşadığımız sorunların ortak olduğunu ve çözümleri olduğunu burada görmüş olduk. Bu çözümleri burada ortak akılla ortaya koymamız çok yararlı oldu. Bir sonraki etkinlikler de beni çok mutlu edecektir”, dedi. İstanbul Sena Ofset’ten Sena Balkaç ise program hakkındaki görüşlerini “Her konuda verimliliğimizi artıracağımız bir çalışma oldu. Hem maddi hem manevi hem de emek olarak. Daha uzun olmasını isterdim. Atladığımız ve yetiştiremediğimiz konular olduğunu söyleyebilirim. Bu sebeple daha uzun bir atölye çalışması olmasını arzu ederim. Burada fikirlerini paylaşan herkese ve Heidelberg’e teşekkür ederim” şeklinde özetledi.