Anasayfa » Aktüel » SEKA’nın Bilinmeyen Hazin Öyküsü Neydi?

SEKA’nın Bilinmeyen Hazin Öyküsü Neydi?

HABER: ASLIHAN YILDIZ

Dolar ve Euro’nun yükselmesi ile ateş pahası olan kâğıt fiyatları akıllara yerli üretimin neden yapılmadığını getiriyor. Bir zamanlar yerli kâğıt kullanırken, şimdilerde adını bile unuttuğumuz SEKA fabrikalarının bilinmeyen öyküsünü birlikte keşfedelim.

İlk SEKA Fabrikasının temelleri İzmit’te 1934 yılında atıldı. Faaliyete başlama tarihi ise 1936 yılına dayanıyor. SEKA; Türkiye’de kâğıt üretiminde milat olarak kabul edilir. İlk kâğıt 18 Nisan 1936 yılında üretilmiş. SEKA İzmit’ten sonra Balıkesir, Dalaman, Afyon, Silifke (Akdeniz), Çaycuma, Aksu (Giresun) ve Taşköprü olmak üzere 2015 yılındaki özelleştirmeye kadar kâğıt üretiminin yapıldığı tesisler oldu. Bugün ise kâğıtta dışa bağımlıyız. Dolar ve Euro’nun yükselmesi ile de sektör kan kaybetmeye devam ediyor. Bazı yerel ve ulusal gazeteler yayınlarına ara vermek zorunda kaldı, bir kısmı ise kapatıldı. Peki, SEKA hikâyesinin perde arkasında neler var? Nasıl kuruldu ve bugün neden faaliyet göstermiyor? Bu soruların yanıtlarını aradığımızı araştırma yazımızda farklı kaynaklardan edinilen bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.

SEKA Nasıl Kuruldu?

Genç Cumhuriyet’in yeni fabrikaları peş peşe açtığı yıllarda açılır İzmit Kâğıt Fabrikası. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemi ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında ülkemizde kullanılan kâğıtlar, ithal edilen ve yurdumuzda işlenen kâğıtlardır. Fransa’da Grenoble Üniversitesi Fransız Kâğıt Mühendisliği Okulu’ndan mezun olan genç bir mühendis yurda döndükten sonra, ülkemizde kâğıt sanayiinin kurulması için, sabırla bu idealini gerçekleştirmek için çalışır. İsmi Cumhuriyet tarihine yazılacak olan bu genç mühendis Mehmet Ali Kağıtçı’dır.

Yerli kâğıdı üretecek modern bir kâğıt fabrikasının kurulması, İzmit Kâğıt Fabrikası’nın kuruluşundan önce 1930’larda gündeme gelir. Mehmet Ali Kağıtçı’nın uğraşları sonuç verir. Önce Tekel Bakanlığı’nın ihtiyaçlarını karşılamak için bir kâğıt fabrikası kurulması düşünülür.

Ancak böyle bir fabrikanın mutlaka zarar edeceği yolunda yazılar yazılıp karşı bir kamuoyu oluşunca hükümet dosyayı kaldırır. Yerli kâğıt üretimini destekleyenlerin itirazları yükseldiğinde konu Atatürk’ün masasına gelmiştir. Başbakan İsmet İnönü ve bakanlar ile yapılan bir toplantı sonucunda hükümetin elindeki verilerle böyle bir fabrikanın başarılı olamayacağı sonucuna varılır. Ve Atatürk, “Cumhuriyet Hükümetinin kuracağı bir fabrikanın zarar etmesi kötü örnek olur. Ümit kırar. Bırakalım” der. Bir süreliğine bu konu kapanmıştır…

O günlerde İş Bankası’nın başında bulunan Celal Bayar, böyle bir fabrikanın zarar etmeyeceğine inanmaktadır. Mehmet Ali Kağıtçı Ankara’ya çağırılır. Bayar kendisini dinler ve karar verir; kâğıt fabrikası kurulacaktır. Ülkemizde kâğıt, karton, ambalaj kâğıdı, gazete kâğıdı ve sigara kâğıdı üretecek bir fabrikanın projeleri Mehmet Ali Kağıtçı’nın yönetiminde hazırlanmaya başlanır.
Bir süre sonra Celal Bayar İktisat Bakanı olur ve kâğıt fabrikası projesini kurulacak olan Sümerbank’ın, yani devletin üstlenmesini uygun görür. 3 Haziran 1933’te Sümerbank kurulur. Birinci Sanayi Planı’nda yer alan kâğıt fabrikası için çalışmalar başlar. Mehmet Ali Kağıtçı Sümerbank’ta işbaşı yapar. Ve kâğıt fabrikası için uygun yer aranmaya başlanır. Bir kâğıt fabrikası için gerekli alt yapının; kömürün, suyun ve işçinin bulunduğu ve gerek ham maddenin gerekse de mamul maddenin en kolay nakledileceği kent olarak, İzmit seçilir.

İzmit Sümerbank Selüloz ve Kâğıt Fabrikası’nın temeli 14 Ağustos 1934’te Başbakan İsmet İnönü tarafından atılır. Fabrikanın tesisi için kuruluş hazırlıkları, bizzat daha sonra fabrikanın müdürü olacak olan Mehmet Ali Kağıtçı tarafından yürütülür. Toplam değeri 30.400 lira olan ve 121.864 metrekare arazi üzerine kurulacak olan İzmit Kâğıt Fabrikası, iki ana birimden oluşacaktır: Kâğıt fabrikası ve mekanik hamur ünitesi. Ayrıca güç santralı, hizmet binaları, kazan dairesi ve tamirhane gibi bölümler de fabrika ek binaları olarak inşa edilecektir.

NTV / Feza Kürkçüoğlu/Araştırmacı

 

***

Üretime 1936 yılında İzmit işletmesinde başladı. Dalaman, Afyon, Balıkesir, Silifke (Akdeniz), Çaycuma, Taşköprü işletmeleriyle, özelleştirildiği 2005 yılına kadar Türkiye’nin kâğıt hammadde ve kâğıt gereksinimini üretim yaparak karşıladı.

SEKA kâğıdın hammaddesi olan selüloz, gazete kağıdı, defter, ambalaj dahil her türlü kâğıdı üreten entegre bir kuruluştu. Afyon işletmesinde kamışı, Dalaman işletmesinde pamuğun kozasını ekonomik değere dönüştürürdü. Fabrika arazisi olan İzmit fidanlığında ağaç üretim çalışmaları yapılarak bu ağaçların selüloz üretiminde kullanılması hedeflendi. SEKA yalnızca bir fabrika değil, okulu, kreşi, sinema, tiyatro salonları, spor kulüpleri, Türkiye’nin ilk kadın kürek takımını kurmak dâhil işçisine, ailesine ve şehrine bir yaşam modeli sundu.

Cumhuriyet Gazetesi / Selüloz İş Sendikası Hukuk Müşaviri Murat Özveri

 

***

Fabrikanın Açılışı ve İlk Kâğıt

1934 yılında başlayan fabrika kuruluş çalışmaları çeşitli nedenlerle aksar ve fabrika inşaatı ancak 1936 Ocak ayı sonunda tamamlanabilir. Fabrika deneme üretimini ise 18 Nisan 1936’da yapar. Dönemin İktisat Bakanı Celal Bayar 6 Kasım 1936’da İzmit Kâğıt Fabrikası’nı törenle açar. Ankara ve İstanbul’dan gelen “iki uzun tren dolusu” davetlinin katılımıyla yapılır açılış töreni.

Gelelim ilk üretilen kâğıdın öyküsüne. 1930’lu yılların Türkiye’sinde ekonomik koşulların güçlüğüne, olanakların kısıtlılığına rağmen başarılan bu üretim, gerek İzmit’te gerekse de bütün yurtta büyük bir sevince neden olur. Cumhuriyet’in İlk kâğıt fabrikası olan İzmit Kâğıt Fabrikası’nda üretilen ilk kâğıdın öyküsünü o günün tanıklarından birisi olan Cevdet Baysal’dan aktaralım. 1 Mayıs 1966 tarihli ‘Seka Postası’nda “ilk Türk Kâğıdı Nasıl Çıkmıştı?” başlıklı yazısında Cevdet Baysal, o günü şöyle anlatıyor:

“O gün bir Cumartesi idi. Kâğıt fabrikamızın kurucusu ve ilk müdürü Sayın Mehmet Ali Kağıtçı, bana müjdeyi birkaç gün önce vermişti. Müjdeyi alır almaz, İstanbul’da çıkan Cumhuriyet, Son Posta, Vakit, Milliyet, Ankara’da Hâkimiyet-i Milliye (Ulus) gazetelerine, ‘Kâğıt fabrikası ilk tecrübe imalatına Nisan’da başlıyor’ diye haber vermiştim. Anadolu Ajansı da haberi yayınlamıştı.

18 Nisan 1936 Cumartesi günü, ilk Türk kâğıdına saat 15.03’te kavuşmuştuk. Mütevazı bir tören yapılmıştı. Bu törende o zamanki Kocaeli Valisi Hamit Oskay, Belediye Başkanı rahmetli Kemal Öz, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı rahmetli Nail Töre, Mehmed Ali Kağıtçı, Dr. Heller, Sefa Ülgen ve şehrin ileri gelenleri bulunmuştu. Herkeste bir heyecan vardı. Kâğıt hamurları keçelerin üzerinden su halinde geçerken, bu sulu madde nasıl kâğıt olacak diye merak içindeydi.

Beyaz beyaz, çarşaf çarşaf kâğıtlar bobinlere sarılırken o buhar dumanının içinde gözlerde sevinç yaşları vardı. Davetliler Mehmed Ali Kağıtçı’yı tebrik ediyordu. İlk Türk kâğıdını alıp yüzüne gözüne sürüyor, hatıra olarak saklıyordu. İlk Türk kâğıdı 70 gramlık mat bir kâğıttı. Üzerine şöyle yazmıştım: İzmit 18 Nisan 1936 saat 15.03 ilk kâğıdımıza kavuşma hatırası.”

Sözü, yerli kâğıdın yeni kurulan fabrikanın modern makinelerinden çıktığı o anı anlatmak üzere, Cumhuriyet tarihinin ilk kâğıt fabrikasının kurulması için yıllarca mücadele veren, yazılar yazan, konferanslarda kâğıt sanayiimizin geleceğini anlatan Mehmet Ali Kağıtçı’ya bırakalım. Mehmet Ali Kağıtçı’nın kaleme aldığı 1974’te yayınlanan ‘Kâğıtçılığımız’ adlı kitaptan birlikte okuyoruz:
“18 Nisan 1936 Cumartesi günü saat 14.30’da 1 numaralı kâğıt makinamızdan elde ettiğim ilk kâğıt sahifası, uğruna yıllarca mücadele ettiğim idealime kavuşmanın bir belgesi idi. O mutlu andaki sevinçli heyecanımı, bugün de aynı tazelik ve şiddetle hissetmekteyim.”
Sanırız Cevdet Baysal, saatte yanılmış çünkü Mehmet Ali Kağıtçı başka yazılarında da saati 14.30 olarak belirtiyor…

Gazetelerde İzmit’te üretilen bu ilk yerli kâğıt üzerine haberler yayınlanır, köşe yazarları köşelerini bu müjdeli habere ayırır. Bunlardan biri de Peyami Safa’dır. 21 Nisan 1936 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan ‘Kâğıt’ başlıklı makalesinde şunları yazar Peyami Safa: “İzmit Kâğıt Fabrikası iki gün evvel yerli kâğıdı çıkardı. Ekmeksiz yaşaması mümkün olduğu halde kâğıtsız yaşama imkânı olmayan meslek için, yani mesleğimiz için 18 Nisan bir kâğıt bayramı günü sayılmaya değer. Kâğıt bizim her şeyimizdir. Bütün bilgimizi onunla aldık, gene onunla veriyoruz. Kâğıdın aziz delaleti olmasaydı ne öğrenebilir ne de öğretebilirdik; ne haber alabilir ne verebilirdik. Kâğıt medeniyetin derisidir, İzmit Kâğıt Fabrikası’nda yeni Türk kültürünün nesci (dokusu) dokunuyor”
Atatürk’ün İzmit Kâğıt Fabrikası’nda üretilen yerli kâğıtta basılan 19 Mayıs 1936 tarihli Ulus gazetesinin bayram ekini incelediğinde söylediği şu söz, İzmit Kâğıt Fabrikası’nın bunca yıllık tarihinin belki de özeti idi: “Medeniyet hamuru…”

NTV / Feza Kürkçüoğlu/Araştırmacı

 

***

Özelleştirme Kararı

Özelleştirme kapsamındaki Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları A.Ş. (SEKA) ve Türkiye Gübre Sanayi A.Ş.’nin (TÜGSAŞ) tüzel kişilikleri ÖİB’nın 22.08.2005 tarih, 1225 sayılı kararı ile sona erdirilerek 30.06.2005 tarihi itibariyle düzenlenen devir bilançoları üzerinden tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte Holdingimiz ile birleştirilmeleri hakkındaki karar 19.09.2005 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanmıştır.

Sümer Holding Faaliyet Raporu

 

***

Gerçekler Çarpıtılıyor

SEKA, İzmit demekti. SEKA, bu şehir için çok şey demekti. Kapanmasının üzerinden yıllar geçti. Ancak SEKA birileri tarafından istismar malzemesi olmaktan kurtulamadı. SEKA’nın ve SEKAlının alın terine, emeğine, tarihine saygısızlık yapılıyor. Gerçekler çarpıtılıyor.

1998’de Alınan Karar; Kapatalım

Ve yine 14 Eylül 1998 tarihinde Özelleştirme Yüksek Kurulu bir karar alıyor: “SEKA İzmit müessesinin kapatılması ve bazı arazilerin devri…”

Bülent Ecevit’te İmza Atmış

Peki, bundan tam 20 önce alınan bu kapatma kararının altında kimlerin imzası var? Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’ın, dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’in… Ve dönemin bakanlar; Güneş Taner, Işın Çelebi, Zekeriya Temizel ve Yalım Erez’in…

Hepsi Kapatalım Demişler

Toparlayacak olursak SEKA’nın kapatılması için tam 20 yıl önce bizzat CHP’li belediye başkanı Sefa Sirmen, “burayı bize verin” demiş. Dönemin ANAP-DSP koalisyonu, kapatma kararı vermiş. Kapatma kararına DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit de imza atmış.

Kocaeli Denge – 29.08.2018

 

***

Film Platosu, Kâğıt Müzesi 

İzmit SEKA Kâğıt Fabrikası’nda ise özelleştirme kolay olmadı. Fabrikada örgütlü olan Selüloz-İş Sendikası bir dizi eylem başlattı. Fabrika 2005 yılında kapatıldı. İşçilerin bir bölümü emekli oldu, bir bölümü Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmaya başladı. SEKA’nın İzmit Körfez’i kıyısında yer alan 500 dönüm arazisi Balıkesir’de olduğu gibi yandaşa peşkeş çekilmedi, belediyeye verildi. Büyükşehir Belediyesi burada büyük bir kent parkı inşa etti. Eski fabrika binaları ise film platosu, bilim merkezi ve kâğıt müzesi olarak değerlendirildi.

Sözcü – Uğur ENÇ 2018

 

***

1981 yılında Balıkesir’de bir fabrika daha inşa edildi. Toplam maliyeti 198 milyon dolardı. SEKA kâğıt fabrikaları 1998 yılında özelleştirme kapsamına alındı ve anonim şirkete dönüştürüldü. 198 milyon dolara mal olan Balıkesir fabrikası 2003 yılında Albayraklar’a satıldı. Üstelik yalnızca 1,1 milyon dolara.

Danıştay bu karara itiraz etti ve bu rakama özelleştirilemeyeceğini söyledi. Karar tam 5 defa iptal edildi. Albayraklar ise fabrikayı iade etmedi. 9 yılsonunda yapılan bir yasal düzenlemeyle karar Bakanlar Kurulu’na bırakıldı. Bakanlar Kurulu fabrikayı Albayraklar’a verdi.

Kararın ardından fabrikalar kapatıldı. 2018 yılında tekrar açılacağı söylense de henüz böyle bir şey gerçekleşmedi.

Türkiye’nin üretim ekonomisinden beton ekonomisine dönüşünün en simgesel örneklerinden biri de Giresun SEKA Fabrikası’dır.

Milda Kâğıt Sanayi Tic. A.Ş. 2003 yılında özelleştirme kapsamında Giresun Seka Aksu Kâğıt Fabrikası’nı devletten 3,5 milyon dolara (5 milyon TL) satın aldı.

Ankara merkezli şirket, fabrikayı 5 yıl çalıştırılma zorunluluğuyla almasına rağmen kısa bir süre üretim yaptıktan sonra TEDAŞ, SSK, Maliye, belediye, vergi dairesi ve işçilere toplam 40 milyon lira borçlanıp fabrikayı kapattı. Özelleştirme İdaresi, sözleşme şartlarına uyulmadığı için fabrikayı geri almak yerine duruma seyirci kaldı.

2010 yılında yandaş Milda, 5 milyon liraya aldığı Türkiye Selüloz ve Kâğıt Fabrikası’nın makinelerini 11 milyon liraya hurdacıya sattı. 2013 yılında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Giresun İl Özel İdaresi, Seka Kağıt Fabrikası’nın 684 dönümlük fabrika arazisini 68 milyon liraya Milda’dan satın aldı. Arazi daha sonra proje yapması için Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na ( TOKİ ) devredildi. Milda, özelleştirme ihalesiyle 5 milyon liraya aldığı Giresun SEKA Aksu Kâğıt Fabrikası’ndan toplam 79 milyon lira gelir elde etmiş oldu. Elde edilen gelirin bir bölümünün kurumu ve kişilere olan borçların ödenmesinde kullanıldığı öğrenildi.

Milda, makineleri 11 milyon liraya, araziyi ise 68 milyon liraya sattı. Yıkılan fabrikanın yerine ise TOKİ 2015 yılında 1500 konutluk TOKİ Aksu Konutları projesini yaptı. Bir zamanlar Türkiye’nin kâğıt ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan fabrikanın yerine bugün satılabilmesi için kampanya üstüne kampanya başlatılan konut projelerinden biri yapılmış oldu.

Cumhuriyet Gazetesi

 

***

Seka Dalaman’ın özelleştirilmesi tamam!

Türkiye Selüloz ve Kâğıt Fabrikaları’na ait (SEKA) Dalaman İşletmesi’nin 40 milyon dolar bedel ile Mopak’a satılmasına ilişkin sözleşme Ankara’da imzalandı.

Dalaman’ın varlık satış sözleşmesini Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar ile Mopak’ın sahibi Mehmet Ali Molay imzaladı.

Özelleştirmeden sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova, makamında yapılan imza töreninde yaptığı konuşmada, Seka Dalaman İşletmesi’nin özelleştirme çalışmalarının, tarafların görüşlerini ortaya koyma açısından, son derece zengin bir özelleştirme olduğunu söyledi.

Yalova, İsdemir ile Erdemir’in birleştirilmesinde sağlanan modelde, toplumsal mutabakatın ne kadar önemli olduğunun yaşandığını bildirerek, “Bugün de aynı şekilde, nihai görüşmelerde, Özelleştirme İdaresi, Mopak A.Ş ve Selüloz-İş Sendikası’nın büyük emekleri oldu” dedi. Yalova, kendisinin özelleştirme çalışmaları sırasında Sendika başkanı ile 68 saat görüşmesi olduğunu da kaydetti.

SEKA Dalaman’da çalışan 500 işçi bulunduğunu belirten Bakan Yalova, “Bu özelleştirme ile Dalaman’ın ekonomik açıdan kaderinin kurtulduğunu ve uzun vadede de istihdam yaratılmasının bu model ile oluşturulduğunu rahatlıkla söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

Bakan Yalova, Dalaman’ın özelleştirilmesinde yörede bulunan belediye, parti örgütleri, sendika başkanlarının yanında sivil toplum örgütlerinin de bu özelleştirmeden duydukları memnuniyeti kendilerine ilettiklerini bildirdi.

Hürriyet – 2001

 

***

SEKA Tekrar Üretime Başlıyor Mu?

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan 10 yıl önce alınan Balıkesir SEKA Kâğıt Fabrikası, yeniden faaliyete geçiriliyor.

Albayraklar Kâğıt Fabrikası Genel Müdürü Ahmet Çetin Taşçı, yeni fabrikanın doğaya eskisinden 10 kat daha az zarar vereceğini söyledi.

Balıkesir’de bir otelde düzenlenen basın toplantısında konuşan Taşcı, kâğıtları kurutmak için kullanılan buhar kazanını yenilediklerini anlattı. Buhar kazanından fabrikanın ihtiyacı kadar elektrik üreteceklerini ifade eden Taşçı, bunun bir termik santral olmadığını belirtti. Mevcut SEKA fabrikasında buhar kazanıyla elektrik üretim sistemi bulunduğunu hatırlatan Taşçı, “Fabrika 10 senedir çalışmadığı için buradaki kazan kullanılabilir halde değil. Aynı zamanda eski fabrikanın bacasından çıkan duman da çok daha fazla çevreyi kirletiyor. Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde yer alan emisyon değerlerinin çok altında üretim yapacağız. Hava kirliliği de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından devamlı kontrol edilebilecek şekilde ayarlanıyor.” diye konuştu.

Albayrak firmasının, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan kâğıt üretimi yapmak için SEKA Kâğıt Fabrikası’nı satın aldığını aktaran Taşçı, şöyle devam etti: “Burada kâğıt üretiminden başka bir şey yapmamız mümkün değil. Mevcut SEKA Kâğıt Fabrikası ise çok eski bir teknoloji. Ayrıca ağaca dayalı bir üretim yapıyor. Ülkemizde ormanlarda devlete ait olduğu için ağaç alıp üretim yapmak mümkün değil. Türkiye’deki SEKA’ların kapanma nedenlerinden birisi de budur. Biz burada sadece hurda kâğıtla çalışacağız. Ham madde olarak hurda kâğıt kullanacağız. Bu nedenle fabrikanın teknolojisini komple yeniliyoruz.”

Yeniden yapılandırılan fabrikanın eskisinden 10 kat daha az doğaya zarar vereceğini bildiren Taşçı, “Bu değerler, devletin verdiği değerlerin çok çok altında olacak. Devlet bize mesela 100 miligram kirletebilirsin derken, yeni yapılandırılan fabrikamızda bu değeri 20 miligrama indireceğiz. Fabrikadaki buhar ve elektrik kazanında tamamen ithal kömür kullanılacak.” dedi.

Dünya Gazetesi – 24 Temmuz 2015

 

#Seka #Kagit #SekaArastirmasi #Matbaa #BirMatbaaTeknikVar