Tefrika Değil Ama Bu Bir Yara İşte; Kanıyor…
Anasayfa » Aktüel » Tefrika Değil Ama Bu Bir Yara İşte; Kanıyor…

Tefrika Değil Ama Bu Bir Yara İşte; Kanıyor…

Geçen ay yeri gelmişti de şöyle bir yazmıştım. Aslında bu bir pehlivan tefrikasıdır, aylarca yazılır ama yazmayacağım demiştim. Bu ay gereksiz ve antipatik ithalatın ekonomimize vurduğu ağır darbeye biraz da öndeki sayfadan gelen biraz da ileriye yönelik hasretlerimize istinaden yazacağım.

Biz basım endüstrisi olarak ithalata mahkumuz. Mahkum olmayacağımız günlerin gelmesi devletimizin bu konuya göstereceği ilgi ya da sadece ilgi gösteren sanayiciye desteği ile aşılacaktır. Ama Oktay Duran’ın dediği gibi Omega gibi dev bir markayı ülkemize kazandırmanın yanı sıra bu makineler için parça üretimi de yapmaktan yani makinenin ya da sarf malzemenin tamamını ülkemizde üretmekten bahsediyorum. Hem hammadde hem de nihai ürün olarak.

Basım endüstrisinden örnekler vererek haddimi aşmayayım. Başka bir alanda örnekleyeyim bu ithalat ihracat konusunu:

Türkiye’de hayvancılık önemli bir ticari kanaldır. Gün geçtikçe küçüldüğü ve kan kaybettiği artık hayvan besiciliğinin cazip olmadığı, hayatını buradan kazanan kişilerin de başka alanlara hatta şehirlere doğru kaydığı şehir efsanesi gibi her kahve köşesinde konuşulur. Ne kadar doğrudur bilemem ama şu rakamlar doğru: Hayvan Yetiştiriciliğinde maliyetin %70’ini yem oluşturuyor. Hayvanların doğal otlaklarda gezerek beslenmesi gerekiyor. En fazla %35 oranında fabrika yemi yemeliler. Biz de durum tam tersi imiş. Biz ülke olarak fabrika yemi ithalatı yapıyoruz. Üstelik yem üreten 500’den fazla işletme olmasına rağmen. Velev ki tüm ihtiyacı karşılayacak kapasiteye sahip olsak bile fabrika yemi girdi ithalatı oranı %50. 80 milyon ton kaba yem, 23 milyon ton fabrika yemi tüketimi var. 10 Milyon ton civarında bir ithalat var. Son yıllarda kaba yem ithalatına yılda 5 milyar dolar ödüyoruz. Yem fiyatlarındaki artış et fiyatlarındaki artışın üzerinde vs vs. Anadolu’da geniş arazilerimiz, otlaklarımız var. Verimli yeşili bol bir ülkeyiz. Hayvanları otlaklarda meralarda otlatmayıp ithal yem ya da ithal girdi ile elde ettiğimiz fabrika yemleri ile besliyoruz. Yorumlamaya gerek var mı?

Son olarak…

Bakın, Ramazan ayındayız. İki buçuk ay sonra Kurban bayramı ve Hac mevsimi gelecek. Yılın her vakti Umreye gidenleri saymıyorum bile. Dokumada, tekstilde bu kadar ileri olan bir ülkenin vatandaşı olarak en azından bu mübarek günlerde çokça alışverişi yapılan takke, baş örtüsü ve tesbihlerde bari Türk Malı tercih etsek de iki lira kâr için Çin’e, Hindistan’a dolar ödemesek… Ne dersiniz?

Bu vesileyle cehennemden kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’in sonuna ulaştığımızı müjdeleyen Ramazan Bayramınızı da en kalbî duygularımla tebrik ederim.

Saygılarımla

 

 

 

#Matbaa #Baskı #AkifTatlisu #BayraminizMubarekOlsun #Doviz #ithalat #TurkiyedeVarsaIthalEtme

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*