Anasayfa » Ambalaj » Tek Merkezden Komple Çözüm: Heidelberg

Tek Merkezden Komple Çözüm: Heidelberg

Heidelberg teknik servis ve eğitim imkânları ile basım sektörünün tek merkezden komple çözüm sunabilen tek firmasıdır. Dolayısı ile Heidelberg olarak satışlarımızın önemli bir oranı tüm dünya üzerinde “paket çözüm” satışlarından oluşmakta ve bu durum birçok üretim segmentinde kullanılan makinelerin Heidelberg markası altında toplanmasını sağlamaktadır.

Baskı makineleri üretiminde dünyanın en büyük fabrikası kabul edilen Heidelberg’in baskı sonrası çözümleri ve pazara bakışını Heidelberg Türkiye Ürün Pazarlama Müdürü Ömer Meray’a sorduk. Meray, “Heidelberg teknik servis ve eğitim imkânları ile basım sektörünün tek merkezden komple çözüm sunabilen tek firmasıdır,” diyor ve görüşlerini şöyle sıralıyor:

 

matbaa&teknik: Nihai ürünün kalitesi ve artı değer ilave edilmiş baskılı ürünler bakımından baskı sonlandırmanın baskının önüne geçtiği fikrine yorumunuzu rica edebilir miyiz?

Ömer Meray: En basit görünümü olandan, en komplike görünümlüye kadar bir nihai ürün, her şart altında baskı öncesi, baskı ve baskı sonrası süreçlerinden geçmek zorundadır. Baskı öncesinde ticari veya ambalaj ürününe yönelik grafik tasarım, tramlama tip ve kombinasyonu nihai ürünün görsel olarak oluşturulmasında ilk önemli kriterdir. Baskı bölümünde ise baskı tipinin ve baskıda kullanılan malzemelere göre de basılan işin görümünde farklılıklar ortaya çıkacağı gibi, sonlandırma prosesleri ile ürünün katma değer kazanarak, imaj olarak algılanmasında da farklılıklar göze çarpacaktır.

Bir görsel ürün üzerinde, gözün ilk anda algıladığı renk, imaj ve tipografi olduğuna göre, günümüz rekabet şartlarında ürün çeşitliliğinin artması, ürünler arasındaki “psikolojik açıdan beğeni” ve ticari açıdan “al – beni (yani satın al beni)” yarışmasında “farklılık ve farkındalık” oluşturması bakımından nihai ürünlerin oluşturulmasında tüm süreçler birbirleri ile bağıntılıdır.

Burada önemli olan son dönemlerde sonlandırma uygulamalarının daha çok çeşitlenmesi ile basılı ürüne daha fazla katma değer sağlayarak baskılı ürün imalatı yapan matbaalarımıza rakiplerine göre daha farklı tarzda üretimlerde bulunarak, öncelikli olarak müşteri portföylerini koruyabilmeleri ve ilave olarak kâr marjlarını artırabilmeleridir.

 

matbaa&teknik: Bilenen kesim, katlama yapıştırma, kapak takma gibi sonlandırma işlemleri tanımını genişleten kısmi laktan gofre, sıcak veya soğuk yaldıza; selefondan taslamaya varan işlemleri de aynı başlık altında toplamalı mıyız? Özetle gelişen teknolojik imkanlar ışığında yeni bir sonlandırma tanımına ihtiyaç var mı?

Ömer Meray: Baskı makineleri ile çeşitli baskı efektleri elde etmek mümkündür ve basılı ürünlere katma değer sağlama konusundaki araştırmalar da devam etmektedir. Gelişen teknoloji ile “Sonlandırma Uygulamaları” başlığı altında bulunan alt başlıklar kapsamındaki uygulama çeşitliliğinin ve kalitesinin artması, nihai basılı ürünün de kalitesini ve albenisini artırmaktadır. Sonlandırma konusundaki gelişmelerin sektöre uygulama örnekleri ile tanıtılmasında yarar görüyorum ancak yeni bir tanımlamaya gidilmesine gerek duymuyorum.

 

matbaa&teknik: Mücellitlerin baskı, baskıcıların mücellit işi ile ilgili yatırımlarını değerlendirir misiniz? Sizce bu iki işlem hangi ölçeklerde olduğunda bir çatı altında toplanmalı ya da sonlandırma fason bir uygulama olarak sürmeli?

Ömer Meray: Yatırımın türü ne olursa olsun, ilk etapta düşünülmesi gereken müşteri hedef kitlesinin ve müşteri taleplerinin iyi belirlenmesi, yapılacak üretimde kapasite kullanım oranının ve kârlığının iyi tespit edilerek, yatırımın geri ödemesinde sıkıntı yaşanmamasıdır. Bu şartlara ilave olarak nihai ürünlerin teslimatındaki aciliyete göre tüm hizmetlerin tek merkezden 7/24 bazında sağlanabilmesi veya fason olarak tedarikine karar verilmelidir.

 

matbaa&teknik: Baskının ticari, ambalaj, geniş ebat vb. sınıflandırması gibi sonlandırma da sınıflandırılmalı mı?

Ömer Meray: “Sonlandırma uygulamaları” yapılan işin tipine, tirajına ve ebadına göre en küçük ebattan en büyük ebada kadar uygulandığı gibi, daha önce ağırlıklı olarak ambalaj ürünlerinde uygulanmakta olan gofre, varak, şekilli kesim, serigrafi, vb uygulamalarının ticari ürünlerde de uygulanmasında artışlar görülmektedir. Dolayısı ile sonlandırma uygulamaları için bir sınıflandırma yapmayı şu an için erken buluyorum.

 

matbaa&teknik: drupa sonrasında ortaya çıkan sonlandırma trendleri sizce nelerdir? Otomasyon (kolay operasyon), verimlilik (düşük fire ve hızlı ayar) gibi geliştirmeleri de bu kapsamda değerlendirir misiniz?

Ömer Meray: Baskı makinelerinde zamandan, fireden ve işçilikten tasarruf edebilmek ve baskı makinesini olabildiğince üretimde tutarak kapasite kullanım oranlarını yükseltebilmek için otomasyonla birlikte elektronik ve yazılım uygulamaları en kısa sürede işten işe geçiş ve sabit baskı kalitesi sağlanabilmektedir.

“Offline” çalışan sonlandırma makinelerde de son yıllara kadar gerek iş hazırlığı süreleri, fire oranları ve gerekse de kalite anlamında, baskı bölümü ile karşılaştırıldığında sıkça sorunlar yaşanabiliyordu. Ancak drupa 2012’de de görüldüğü üzere sonlandırma makine ve sistemlerinde de hem otomasyon olarak ve hem de uygulama çeşitliliğinde artışlar görülmektedir.

Ayrıca ofset ve dijital baskı makinelerinde de “inline” sonlandırma proseslerine yönelik uygulamalar da artmaktadır.

Makine imalatçıları yeni üretim teknikleri ile birlikte makine modellerinde yaptıkları yenilikler ile hem kendileri adına satışlarını geliştirmek ve hem de son kullanıcı olan müşterilerine yani üreticilere farklı üretim olanakları sunarak farklılık oluşturmaya çalışmaktadırlar.

 

matbaa&teknik: Ülkemizde Uzak Doğu ya da açıkca Çin etkisinin en çok görüldüğü alan baskı sonlandırma. Sizce Çin’in baskı sonlandırmadaki etkisi ve Çin’de üretilmiş makine yatırımı planlayanların özellikle üzerinde durması gereken başlıklar neler olmalı?

Ömer Meray: Şu ana kadar uzak doğu makinelerine yatırım yapmış olan matbaaların çoğunda zaman içerisinde verimlilik düşüşleri, kalitede sapmalar ve hızlı yıpranma süreçleri yaşanmakta ve bu makinelerin ikinci el değerlerinin de düşük olduğu gözlenmektedir. Uzak doğu makinelerinin yatırım fiyatlarının düşük olması ile üretim verimliliği oranlarının da düşük olması doğru orantılı olup, beklentileri çok yüksek tutmamak gerekir.

 

matbaa&teknik: Türk basım endüstrisinin makine üretimi konusunda en iddialı konu da sonlandırma. Sizce ülke olarak bu pazarda ne kadar önemli bir yere sahibiz. Temsil ettiğiniz markalar, Türk rakiplerini ne kadar ciddi rakip olarak algılamaktadır?

Ömer Meray: Örnek vermek gerekirse özellikle kutu yapıştırma ve selofan uygulamalarına yönelik Türk makine markaları ülkemizde ciddi bir pazar payına sahip oldukları gibi, her geçen gün ihracat oranlarını yükselttiklerini biliyorum. Küçük ve orta ölçekli kapasiteli üretim hacimlerinde Türk markları talepleri karşılayabilmektedir. Ancak büyük kapasite ve yüksek otomasyon gerektiren işler için yabancı orijinli markalar tercih edilmeye devam etmektedir.

 

matbaa&teknik: Sahibi olduğunuz markalar hangi pazarlarda etkin? Genel olarak yurtiçi ve yurtdışı pazarlardaki konumunuz nelerdir?

Ömer Meray: Çok iyi bilindiği üzere Heidelberg baskı öncesi, baskı ve baskı sonrası ekipman, Prinect yazılım ve iş akış programları, Saphira sarf malzemeleri, Gallus etiket baskı ve sistemleri ile birlikte Heidelberg teknik servis ve eğitim imkânları ile basım sektörünün tek merkezden komple çözüm sunabilen tek firmasıdır. Dolayısı ile Heidelberg olarak satışlarımızın önemli bir oranı tüm dünya üzerinde “paket çözüm” satışlarından oluşmakta ve bu durum birçok üretim segmentinde kullanılan makinelerin Heidelberg markası altında toplanmasını sağlamaktadır.

drupa 2008 yılında ilk defa pazara girmiş olduğumuz büyük ebat (100×140 ve 120x160cm) XL145 ve XL162 modellerimiz çok kısa süre içerisinde gerek ticari baskı, gerek ambalaj ve gerekse Web2Print segmentlerinde dünyada başarılı satışlar yapmamızı sağlamıştır. Şu an Avrupa’nın en büyük karton ambalaj firmaları Heidelberg ofset baskı makinelerini kullanmakta olup, büyük ebatta ilk XL162-6LX Nisan 2013 ayı itibari Sentez Ambalaj/İstanbul’da kurulmaya başlanacaktır.

 

matbaa&teknik: Temsil ettiğiniz / ürettiğiniz makinalar arasında en yenilikçi yönü ile ortaya çıkan ve okuyucumuzun ilgisini çekeceğini düşündüğünüz makinalar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Ömer Meray: Tüm Heidelberg Speedmaster baskı makine modellerinde ve Heidelberg baskı sonrası makine modellerinde ticari baskı, karton ambalaj ve etiket baskılarında değişik ve özel baskı efektleri elde etmek mümkündür. Heidelberg Speedmaster serisi modellerden olan Anicolor SX52 ve Anicolor XL75 ile 15 – 25 tabak arsında temiz baskıya girebilme, SX52 ve XL75 inline şekilli kesim, XL75 ve XL106 modellerinde geliştirilmiş index modüllü soğuk varak uygulaması, gofre aplikasyonu, inkjet baskısı, XL106-D rotary şekilli kesim, yeni olmamakla birlikte geliştirilmiş XL75, XL106 DUO yani baskı üniteleri öncesinde klişe lak ve baskı üniteleri sonrasında da büyük ebat XL145 ve XL162 modelleri de dahil olmak üzere tek veya çift lak uygulamaları, vs baskıya değer katmaktadır.

 

Yine Heidelberg baskı sonrası dergi, broşür, prospektüs türü ticari ürün üretiminde Stahl katlama makineleri ile değişik türde forma katlama, yapıştırma, katlama makinesine iplik dikiş entegrasyonu, doğrudan postalama sistemleri için değişken veri ve inkjet uygulamaları, ST450 tel dikiş modellerinde numune yapıştırma ünitesi, Eurobind kapak takma makinelerinde ilave pilyaj/perforaj yapılabilmektedir.

Ayrıca Polar tabaka kesim makinelerinde otomasyona bağlı senkronize üretim yapılabilirken, şekilli kesim ve ürünlerin bandajlanması da mümkündür.

 

Heidelberg baskı sonrası şekilli kesim makinelerinden karton ve oluklu kesebilen Varimatrix 105 modelinde sıcak varak uygulamaları, Dymatrix 145 büyük ebat şekilli kesim makineleri ile birlikte her türlü kutu yapıştırma tipi uygulamalarına sahip Diana serisi makinelerinde en önemli özelliklerden biri de Braile – görme özürlüler için kutunun her yönüne uygulanabilir yazım şekilleri sayılabilir.

 

matbaa&teknik: Eklemek istedikleriniz…

Ömer Meray: Kısa tirajlı işlerde, maliyetleri düşüren ofset ve dijital baskının işbirliği ile kaliteden ödün vermeden, değişken veri ile kişiselleştirilmiş ürünler elde etmek üzere yeni bir iş yapısını Türkiye’de de oluşturmaya başlıyoruz. Bu konudaki aktivitelerimizi yakın tarihte takip edebileceksiniz.

Heidelberg otomasyon, Prinect yazılım ve iş akışı programları ile zamandan, sarf malzemelerinden ve işçilikten tasarruf ederek, ürün başına maliyetleri aşağı çekerken, daha kısa sürede iş teslimi mümkün olmaktadır.

Baskıda yüksek kalite elde etmenin ve kalitenin sürdürülebilir duruma getirirken, üretim maliyetlerinin düşürülmesinin önemli bir yolu da Heidelberg Saphira sarf malzemeleri ile birlikte Heidelberg Teknik servisinin sağlamış olduğu ISO/PSO ve Fogra eğitimleridir.