Anasayfa » Baskı Yönetimi » Xeikon ve Labelexpo: Koş ya da Yarışın Dışında Kal
Xeikon

Xeikon ve Labelexpo: Koş ya da Yarışın Dışında Kal

Cheetah Serisi kuru toner ve Panther Serisi UV inkjet Xeikon’un dijital etiket baskı portföyünün sektörün en geniş portföyü olmasını sağlıyor.

Xeikon Labelexpo Europe’da, hem UV inkjet hem de kuru toner segmentlerinde var olan ve dijital etiket baskısı portföyünü genişleterek sektörün en geniş portföyü haline getirecek yeni dijital etiket baskı makinelerinin piyasaya çıktığını duyurdu. Yeni tanıtılan ürünler arasında, şirketin Cheetah Serisinde yer alan geniş en dijital etiket baskı makinesi Xeikon CX500 bulunuyordu. Bu cihaz, Industry 4.0 için hazır olan ve temelinde yeni nesil kuru toner platformu bulunan ilk makine. Fuarda ayrıca, her ikisi de 4 ve 5 renkli olan, son teknoloji Xeikon PX3000 ve giriş seviyesindeki bir ürün olan Xeikon PX2000’in de aralarında olduğu Xeikon Panther serisi UV inkjet dijital etiket baskı makineleri de tanıtıldı.

Flint Group Dijital Çözümler Başkanı ve CEO’su Benoit Chatelard, hem Panther Serisi UV inkjet hem de Cheetah Serisi kuru toner dijital etiket baskı makineleri ile dijital etiket baskı portföylerini hızla genişletebildiklerini duyurmaktan dolayı gurur duyduklarını belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “Bu cihazlar dijital etiket imalatı için örnek teşkil ediyor ve dijital etiket üretiminin avantajını daha kolaylıkla alabilmek için, daha geniş düzey yapışkanlı etiket matbaalarına kapıları açacaktır. Bu durum, kuru toner teknolojisine sürekli yatırım yapma taahhüdümüzü güçlendirirken biz de bütünleyici UV inkjet çözümlerimizdeki varlığımızı yaygınlaştırmaya devam ediyoruz. Dijital baskı alanında yaklaşık 25 yıllık deneyime sahip Xeikon, yeni teknolojiye geçişlerden etkilenmeyen bir toplam çözüm ortağı olarak etiket matbaalarına yardımcı olmak amacıyla ideal bir şekilde konumlandı, şimdi ve gelecekte, kendi işleri için en iyi teknolojiyi, kendi ürettikleri son kullanıcı yazılımlarının belirli gereksinimlerine göre seçecektir.”

Xeikon’un standında yer alan ve kaçırılmaması gereken bir başka ürün de pazarda lider olan ve Xeikon’un kuru toner ile UV inkjet dijital baskı makinelerinin kalbini oluşturan X-800 digital front-end’in yeni modeli. Xeikon X-800’ün çok daha sezgisel olduğunu ve açık standartları ile sürekli baskı kalitesinin yanı sıra eşi olmayan esnekliği ve değişken veri uygulamaları sayesinde farklılaştığını belirten Chatelard sözlerine şöyle devam etti: “XML-tabanlı otomasyon ve entegrasyon daha fazla işin en az insan müdahalesi ile daha hızlı yapılmasını sağlıyor. Bu da hassasiyeti arttırıyor, tekrarlanabilirlik sağlıyor ve hataları azaltıyor. Bunun sonucunda da üretkenlik açısından sektörde lider oluyor. Yeni nesil Xeikon X-800 dijital front-end en başarılı müşterilerden alınan doğrudan geri bildirimlere dayanılarak yapılan yenilikler ile sürekli iyileştirmelerin sonucu.” Xeikon Türkiye Genel Müdürü Yalım Araser’in tüm bu yeniliklere ilişkin yorumları ise şöyle:

“Yine bir Labelexpo, yeni bir Labelexpo. Keyifli, genişlemiş, yeni salonlar eklenmiş bir Labelexpo. Standımız her zamankinden kalabalık, fuar da öyle. Bu fuarla birlikte artık Flint Group çatısı altında olduğumuz iyice kavratılmış durumda. Dolayısıyla çeşitli alanlardaki herkesin burada olmasıyla standımız çalışan açısından da kalabalık, ziyaretçi açısından da kalabalık.

Yeniliklerimiz var. Bu yeniliklerin en başında artık ticari olarak ortaya sunduğumuz PX3000’imiz var. UV inkjet makinamız. 50 metre / dakikada 35 cm kâğıt geçişi, 33 cm baskı eni, CMYK + beyaz ve bu özellikleri ile güzel bir makine ve açıkcası portföyümüzü tamamladı. Onun dışında yine Fusion’umuzu sunuyoruz. Bunu bir adım daha ileriye götürüp hem arkaya hem öne Fusion yapmak gibi bir iddiamız var, standımızda da zaten bunu gösteriyoruz. Henüz ticari olarak sunamıyoruz ama çok yakın bir gelecekte bunu da anons edebiliriz. Bunun dışında CX500’ümüz var. CX500’ümüz de Cheetah platformunda, CX3 olarak piyasaya sunduğumuz platform üzerinde geliştirilmiş bir model. 50 cm en, 30 metre / dakika hız, standart her zamanki Xeikon’ un özellikleri zaten var. Fakat bu makinede platformu biraz daha ileriye taşıyıp yeni gelişmelere açık bir platform olarak dizayn ettik. Bir de yine Labelexpo için 11. Salondaki otomasyon bölümünde keyifli bir gösteri ile otomasyonun ne noktaya gelebileceğini göstermeye çalışıyoruz. 15 – 20 dakikalık bir şov. İsminizi alıyorlar. Siz şovu seyrederken isminize alınmış bir sipariş, MIS üzerinden ışık hızıyla makineye geliyor. Baskısı, baskı kontrolü ve görsel kontrolü yapıldıktan sonra bütün işlemleri gerçekleştiriliyor. Lazerle kesiliyor, dilimleniyor, barkodlaması yapılıyor ve şov bitmeden siparişiniz işlenmiş, üretilmiş, üretildikten sonra depoya girmiş, barkodu okutulmuş, satışı yapılıp çıkışı yapılmış, size gelmiş oluyor. Bu, otomasyon anlamında nereye gelebileceğimizi gösteren etkileyici bir şov. Bunu gerçekte böyle yapabilir miyiz? Tabi o ayrı bir şey ama buna ihtiyacı olan bir müşteriye sağlayabileceğimizi göstermek güzel bir şey.”

FrontEnd ile baskının yönetilmesi

“Son dönemde FrontEnd’in altını biraz daha kalınca bir çizgiyle çizmeye başladık. Açıkçası daha önce biraz makinalarımızın gölgesinde kalmıştı ama X800 FrontEnd’i ile biz aslında tüm işlemleri yapıyoruz. Aynı FrontEnd biz PX3000’i yani UV inkjet makinayı yönetmek için; Fusion teknolojisinde UV inkjet artı Xeikon elektro tipografiyi beraber yönetmek onun arkasından embellishment kısmını da yönetmek için kullandığımız teknoloji. Bu yazılımı biz kendimiz üretiyoruz. Tüm kodları, bütün erişimi elimizde dolayısıyla bunun ne kadar değerli bir şey olduğunun sanırım bizler de ancak yeni yeni farkına varıyoruz ve bu fuarda onun da altını çizmeye çalışıyoruz. Onunla beraber müşteriye verdiğimiz yeri göstermek üzere de 20 farklı iş yönetim yazılımı da sunuyoruz. Özetle bu işin sadece makine üretmekten değil müşteriye tam bir servis vermek ve müşteriyi düşünerek müşterinin dijitali nasıl satacağını müşteriye göstererek iş geliştirmeye yönelik bir full servis vermeye çalışıyoruz. Ve bunun sanıyorum karşılığını da görüyoruz.” Araser, özel bir toner teknolojisine sahip olmasına rağmen ve yakın zamana kadar sadece toner bazlı dijital baskı çözümleri sunmasına rağmen Xeikon’un yeni bir gelişme olarak inkjet çözümünü duyurmasını da değerlendiriyor. Araser’e göre inkjet toner ile kazanılanları genişletecek ve müşterinin kazanımlarını artıracak bir destek güç:

Inkjet mi toner mi?

“Biz açıkçası her ikisini de birbirini tamamlayan şeyler olarak görüyoruz. Bazı müşterilerimizin son kullanıcıya yani kendi müşterilerine yönelik bir takım istekleri var. Bunlardan bir tanesi de dayanıklı etiketlerin üretilmesi. Elektrofotografi ile dayanıklılıkta belirli bir noktaya kadar gelebiliyorsunuz ama onun da sınırları var. UV inkjetle ise tartışmasız bir dayanıklılık var. İkisini birden hangi müşteri neyi istiyorsa ya da ikisini birden istiyorsa hepsini birden müşteriye sunabilmemiz için dolayısıyla birbirlerinden farklı ya da birbirlerinin yerini alacak teknolojiler olmak yerine birbirini tamamlayan teknolojiler olduğu için böyle bir karşılaştırmanın çok doğru olmadığını düşünüyorum.” Araser, Türkiye’deki matbaacıların dijital yatırım yapmak konusunda bir çekincesi olmadığını, söylüyor. Buna tamamen hazırlar ve hatta tüm sorularına da cevap bulmuş durumdalar ancak çevresel faktörler ve geleceği görmekte zorlanmaları bu yatırımların önündeki en büyük engel:

Türkiye yatırıma hazır ama çevresel faktörler engel

“Türkiye’de matbaacıların dijital teknolojiye ilgisinden yana problem yok. Yatırımcının yatırım isteği ile ilgili de bir problem yok. Yatırımcı yatırım yapmak istiyor. Ve bunlar gözü kara yatırımlar değil. Gayet planlı, programlı, altı dolu yatırımlar. Ama yatırımcının benim anladığım kadarıyla geleceği görmekle ilgili bir problemi var. Türkiye’nin dijital konusunda alt yapısı oluşmuş vaziyette. Matbaacılarda birikim oluşmuş vaziyette. Neyi aradıklarını, neden aradıklarını bilerek arıyorlar -ki bu önemli bir şey. Fakat biraz bir güven eksikliği seziyorum. Bu sadece bizim ülkemizle alakalı bir problem de değil. Bulunduğumuz coğrafya içerisindeki çevresel faktörlerin bir büyük alakası var. Bu tümseği, bu engeli aştığımız takdirde geleceğin parlak olduğunu düşünüyorum.”

#Xeikon #Labelexpo #Cheetah #BenoitChatelard #FlintGroup

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*