Anasayfa » CtP » Yeni DuPontTM Cyrel® Performans Plakaları

Yeni DuPontTM Cyrel® Performans Plakaları

Asuman Yazıcı: “Özellikle DSP’yi tekrar vurgulamak isterim, yeni geliştirdiğimiz bu plakayla ilgili fuarda çok fazla bilgi talebi geldi ve ziyaretçiler test etmek istediler. Bu da bizim doğru bir yolda olduğumuzun teyidi anlamına geliyor.”

Yeni DuPont™ Cyrel® Performans Plakaları DFP ve DSP Labelexpo Europe fuarında görücüye çıktı. Bu plakalar, muhteşem nokta kazanım karakteristiğine sahip, en yüksek katı mürekkep yoğunluğu verecek şekilde formüle edilmiş. DuPont™ Cyrel® çözücü bazlı DSP ve termal bazlı DuPont™ Cyrel® FAST DFP, standart birer iş akışı dijital plakaları ve tüm LAMS bazlı plaka dizgicileriyle tam uyumlu olarak çalışıyor. Baskıcıların, standart dijital iş akışı kullanan marka sahiplerinin yüksek katı mürekkep gereksinimlerini karşılamasını sağlayan özel tasarımlı yüzeyiyle bu yeni Performans Plakaları, yeni nesil fleksografik plaka teknolojisini temsil ediyorlar. Bu yeni plakalar; dijital baskı öncesi, laminasyon veya alternatif pozlama teknolojileri gibi ilave pahalı yatırımlara gerek duymuyor.

DuPont Authentication Sahteciliği Önleyici Çözümler ise, dünyanın en büyük markalarını sahteciliğin zararlarından korumak için pazar lideri teknolojileri bir araya getiriyor. Çözümleri, marka sahiplerinin sahteciliğin etkilerini belirlemelerine, bu etkilerin üzerine eğilmek için bir program yönetim stratejisi geliştirmelerine ve kapsamlı bir marka koruma programını yürürlüğe koymak için doğru katmanlı bir teknoloji platformu kurmalarına yardımcı oluyor. Bu programlar, aleni ve örtülü marka koruma teknolojilerini, DuPont™ Izon® 3D hologram görsel doğrulamasını ve DuPont™ Traceology™ özelleştirilmiş ürün eDoğrulama sistemlerini içermekte.

Labelexpo Europe fuarında DuPont’un Ambalaj Grafikleri Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Satış Müdürü Asuman Yazıcı’ya tüm bu yenilikleri ve pazarı sorduk:

matbaa&teknik: DuPont’un şu an için konuşabileceğimiz, yenilik ya da trend olarak ele alabileceğimiz konusu nedir?

Asuman Yazıcı: Labelexpo, etiket baskıya odaklı olduğu için daha niş bir bölüme hitap ediyor. Ancak DuPont, örnek vermek gerekirse drupa’da çok daha büyük kapsamlı işlere odaklıydı, her alana hitap edebildiği için burada da tamamen etiketçilere göre kendini konumlandırdı. DuPont olarak yaptığımız inovasyonlar neticesinde, (bildiğiniz gibi pazarda herkes yaptıkları yeniliklerle ön plana çıkmaya çalışıyor ve bunu DuPont çok daha önceden keşfetmişti) gelinen noktada yine DuPont’un liderliğinin söz konusu olduğuna inanıyorum. Bizim hem yeni trendle ilgili makineyle çözümlerimiz var, hem de plaka çözümlerimiz var. Makineye yatırım yapmadan aynı sonucu veren plakalarımız var, hem termalde hem de solventte. Özellikle DSP’nin üzerinde durmak gerekirse; DSP son lanse ettiğimiz bir ürün ve sonuçlar gerçekten çok güzel. Bu çözümle daha çok yol alacağımızı düşünüyoruz. Bu çözüm gerçekten yeni yatırım gerektirmiyor. Çok pratik bir çözüm. Sonuç da çok kısa bir sürede alınabiliyor.

matbaa&teknik: Makine yatırımına gerek kalmaması durumunu biraz açar mısınız?

Asuman Yazıcı: Bugün düz tepeli noktalar ya da densite dediğimiz olay, bir takım makinelerin yardımıyla elde ediliyor. Kodak, kendi NX makinesiyle çıktı, Flint’in bir takım çalışmaları olduğunu biliyorum ama henüz bizim pazarda yok. Tüm bunları düşünürsek DuPont da çözümlerle geldi; digiflow ve digicore. Bir tanesi oluklu mukavva için, diğeri de esnek ambalaj için. Sistem şöyle işliyor; nitrojenle pozluyorsunuz ve düz tepeli noktalar elde ediyorsunuz. Makine yatırımı gerektirmeyecek diye bahsettiğim olay ise; digiflow veya digicore, aslında bu ikisi aynı makine, sadece oksijen ve nitrojen ayarını ona göre yapıyorsunuz; bu makineye yatırım yapmadan, bir başka deyişle pozlama ünitesini almadan, DSP dediğimiz klişeyle bu sonucun alınabiliyor olması. Bu çözüm pazarda büyük yankı uyandırdı. Bazı müşteriler bunun farkına yeni varıyor. Çünkü baştan bu kulağa çok ütopik geliyor, makine yatırımı yapmadan böyle bir sonuç alınacağına inanmakta güçlük çekiyorlar. Ancak bu bastığınız işlerin tipine de bağlı. Her müşteri için geçerli olduğunu söylemiyorum ancak genel olarak baktığınızda bir farklılık oluşturduk.

matbaa&teknik: Şu anda pazarla ilgili herkes negatif bir tablodan bahsediyor. Ortadoğu ve Afrika’dan da sorumlusunuz. Bölgedeki olumsuzluklar, örneğin Mısır veya Suriye gibi, bunu nasıl etkiliyor?

Asuman Yazıcı: Herkes gibi biz de o tedirginliği yaşıyoruz. Mısır’ın ya da Suriye’nin bugünkü durumu elbette ki komşu ülkeleri ve bizi de etkiledi ama onun ötesinde, bizi de bir hayli şaşırtan bir şekilde, hayatta devam ettiğini ve (ürünlerimiz günlük tüketime gittiği için, belki de lüks tüketim olmadığı için) biz orada bir daralma ya da pazar kaybı yaşamadık. Suriye yok artık belki ama Suriye’deki iş buharlaşmadı. Bu ülkede yapılan işler Ürdün ya da Lübnan gibi komşu ülkelere geçti. Tamamen buharlaşmış ve eksiye geçilmiş gibi bir durum yok. Türkiye’ye gelince; ülkemiz Batı’ya yaklaşma konusunda bir hayli yol almış durumda. Bildiğiniz gibi Batı Avrupa, ambalaj sektöründe bazı işlerini Türkiye’den yapmaya başladı. Ambalaj Türkiye’de büyüme eğiliminde. Günlük tüketim olduğu için, trendler, tasarımlar sık sık değiştiği için bizi otomatikman pozitif etkiliyor. Şu anki siyasi durum ekonomik olarak bir tedirginliğe sebep oluyor, bunu biz de düşündük ama düşündüğümüzün aksine gelinen sonuç bir kayıp olmadı. Belki makine yatırımlarında bir değişiklik olmuştur. Çünkü müşteriler yakın geleceği görmek istiyorlar. Son çeyrekte olaylar ne olur, Suriye nereye gider ve bizi ne kadar etkiler, bunların birçoğu belirsizliğini koruyor. Zaten böyle bir olasılıkta Türkiye de herkes kadar etkilenecektir. Eğer olay günlük tüketime yansıyorsa gerçekten trajik bir hal almış demektir. Bu rağmen makine yatırımlarında da çok büyük bir kayıp olduğunu söyleyemem. Sadece potansiyel yatırım yapacak olan firmaların bir ertelemesi söz konusu olmuş olabilir, bu da çok doğal.

matbaa&teknik: Dünyadaki etiket tüketimiyle Türkiye’yi kıyasladığımız zaman Avrupa’ya göre 5’te, Amerika’ya göre de 6 ya da 7’de bir büyüklüğe sahibiz. Popülasyona bakıldığı zaman bu anlaşılamaz bir durum. Bizde etiket tüketimi ağırlıklı olarak büyük şehirlerde olduğu için popülasyonun önemli bir kısmına zaten bu üretim yapılmıyor. DuPont olarak sizin Türkiye’deki etiket tüketiminin ya da baskısının artırılması yönünde bir çabanız ya da iş geliştirme çalışmanız var mı?

Asuman Yazıcı: Etiket ve baskı yapan firmalar belli. Bunlar da genellikle büyük şehirlerde. Bizim Cyrel Fast teknolojimiz etiket için ideal bir çözüm. Bugün etiket firmaları in house plaka yapımı için karar verdiklerinde büyük çoğunluğu Fast’ten yana. Bu da aslında onları kendi alanlarında geliştirmelerine yardımcı oluyor. Fakat bu çok da kolay bir süreç olmayabiliyor, grafik tasarım da işin içine giriyor ve know-how gerektiriyor. Bugün gelinen nokta da görüyoruz ki gerçekten çok fazla yol kat edilmiş. Türkiye pazarında etiketçilerimizle bu yola birlikte çıkıyoruz ve birlikte ilerlemeye çalışıyoruz. Avrupa’ya baktığımda da aynı şeyi söyleyebilirim. Etiket baskı yapan firmaların büyük çoğunluğu Fast kullanıyor. Çok temiz, hızlı ve kompakt bir çözüm olduğu için etiketçiler tarafından tercih ediliyor. Gelişmesine bir de şu şekilde yardımcı oluyoruz; yeni geliştirdiğimiz plakalar var, Fast için de var. Az evvel bahsettiğim DSP’nin Fast için olan versiyonu gibi. Belirttiğim gibi bakış açımızı daha niş tutuyoruz ve oraya farklı çözümlerle gidiyoruz. Fast’ın çok ideal bir çözüm olduğunu düşünüyoruz.

matbaa&teknik: Birçok mecrada takip ediyoruz, sosyal medyada da DuPont’la ilgili duyduğumuz her şeyin neredeyse %98’i sürdürülebilirlikle ilgili. İşinizin fotopolimer kalıplar olduğunu da biliyoruz. Fotopolimer kalıp, ofset gibi yıkanırken ya da kullanırken sadece gümüş bırakmıyor, çok ciddi bir fotopolimer tabakası bırakıyor. Sonra kullanılan bu suyun arıtılması, geri dönüşümünün sağlanması ve sürdürülebilirlik burada ofsete göre çok daha fazla önem kazanıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz, neler yapıyorsunuz?

Asuman Yazıcı: Sürdürülebilirlik konusundan çok büyük bir hassasiyet içindeyiz. Sürdürülebilirlik yıllardır bizim trendlerimizden birisi. Mümkün olduğunda, karbon ayak izimizi küçültmek ve çevreye zarar verici unsurları ortadan kaldırmak için çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Bunların en büyüğü de solventi elimine etmektir. Kesintisiz baskı yapabilmek için round sistemini geliştirdik. Fotopolimer klişe biz de artık solventli değil, %90 termale dönmüş durumda. Orada da fazla solventi yıkamamız gerekiyor, neticede bir atık. Bu atığı engelleyebilmek için Fast bizim pazara sunduğumuz en büyük sürdürülebilirlik çözümüdür. Diğer taraftan Ar-Ge’miz bu konudaki çalışmalarını sürekli devam ettiriyor. Ben eminim ki fotopolimer üreticileri arasında bu konuya en çok hassasiyeti gösteren ve çözüm üreten firma DuPont’tur.

matbaa&teknik: Pazarda rakipsiz değilsiniz. Özellikle makine alanında rekabet hakkında neler söylersiniz?

Asuman Yazıcı: Biz DuPont olarak rakiplerimizden farklı bir kulvardayız. Pazardaki rakiplerimiz de belli. Aslında bunların gelişmesi ve pazara yeniliklerle gelmeleri bizim için pozitif bir anlam taşıyor. Çünkü biz zaten inovasyon konusunda hep lideriz ve diğer firmaların da bu konuda eğilim göstermeleri ve yeniliklerle pazara çıkmalarını pozitif değerlendiriyoruz. Bu artık bazı şeylerin değiştiğinin bir göstergesi. Bunlar olacak ki daha da güzel şeyler ortaya çıksın ve biz kendimizi daha da geliştirelim. Rakiplerimizin gelişmesi, tedirginliğin aksine, bizde pozitif bir algı oluşturuyor. Pazar kaybı gibi bir endişemiz yok. Zaten lideriz ve öte yandan rakiplerimizin bu tür çalışmalarının bize yardımcı olduğunu düşünüyorum.

matbaa&teknik: Şu anda Türkiye’de etiket mi yükselen bir değer olarak görülüyor Türkiye’de yoksa esnek ambalaj mı?

Asuman Yazıcı: Bire bir karşılaştırma yaptığınızda ben ikisinin de büyüdüğünü düşünüyorum. Etikette su bazlıdan, letterpressten fleksoya geçen ciddi bir oran var. Bu tabii flekso baskıyı etiket olarak artırıyor. Esnek ambalaja baktığımızda da büyüyen bir trend olduğunu görüyoruz. Bunun nedeni; ambalaj piyasasının genel olarak büyüme eğiliminde olması, bizde flexo büyürken bir yandan gravür de büyüyor, bizi de hızlı bir büyüme içinde olmaya itiyor. Aslında bu karşılaştırmayı yapmak doğru olmaz; çünkü ikisi de kendi alanında büyüme gösteriyor. Oranlar daha farklı ama baktığınızda ikisi de paralel olarak büyüyor, diyebilirim.

matbaa&teknik: Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Asuman Yazıcı: Labelexpo’yu değerlendirecek olursam; DuPont olarak gerçekten çok doğru bir noktada olduğumuzu görüyorum. Özellikle DSP’yi tekrar vurgulamak isterim, yeni geliştirdiğimiz bu plakayla ilgili fuarda çok fazla bilgi talebi geldi ve ziyaretçiler test etmek istediler. Bu da bizim doğru bir yolda olduğumuzun teyidi anlamına geliyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*